MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.09.2011 gün ve 281/322 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacı, 146 ada 48 sayılı parselden yaklaşık 1500 m2’lik taşınmazı 25.06.2003 tarihinde satın aldığını açıklamış ise de, davacı vekilinin 24.08.2010 tarihli dilekçesiyle dava konusu parselin esasen 146 ada 48 sayılı parsel değil aynı ada 53 sayılı parsel olduğunu bildirmiş ve bunun maddi hata olduğunu açıklamışsada, 48 sayılı parselin dosya arasında bulunan tapu kaydına göre, ... oğlu ... ve ... adlarına kadastro ve tashih yoluyla 18.08.2005 tarihinde tapu kaydının oluştuğu anlaşıldığına, doğru parsel olduğu bildirilen aynı ada 53 parsel sayılı taşınmazın ise tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu belirlendiğine, maliklerinin tamamen farklı olması nedeniyle somut olayda HMK’nun 124. maddesinin uygulama olanağı olmadığına, bundan ayrı esasen 146 ada 53 sayılı parselin tapu kaydının 24.08.1968 tarihinde kadastro yoluyla ...oğlu ... adına tapuya bağlandığı saptandığına, 53 sayılı parselin kadastro tutanağının kesinleştiği 24.08.1968 tarihinden itibaren taşınmazın tapuda kayıtlı bir yer olduğu tespit edildiğine, her ne kadar davacı 25.06.2003 tarihinde, "Gayrimenkul Satış Senedi” başlıklı harici satış senediyle taşınmazdan 1500 m2 satın aldığını dava dilekçesinde açıklamış ise de, tapulu taşınmazların TMK’nun 706, HMK’nun 237, 2644 sayılı TK’nun 26, Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince haricen satışlarının geçerli bir hukuki sonuç doğurmayacağına ve alıcıya herhangi bir hak bahşetmeyeceğine, söz konusu tapulu taşınmazların anılan maddeler gereğince satışlarının resmi şekilde yapılması gerektiğine göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy