MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.04.2012 gün ve 74/86 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak dava dilekçesinde mevkii ve sınırları gösterilen tahminen 30 dönümlük tapulama harici taşınmaz bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ...'na yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen yargılamaya katılmamış ve cevap vermemişlerdir.Mahkemece, davanın kabulüne, 25.11.2011 tarihinde yapılan keşifte hazır bulunan Fen Bilirkişileri ..., ..., ... tarafından düzenlenen 01.12.2011 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 29.213 m2 yüzölçümlü sulu tarla niteliğindeki taşlık arazinin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro Müdürlüğü'nün karşılık yazısına göre; dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında hiç kimsenin hüküm ve tasarrufunda bulunmayıp, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yer olduğundan kadastro harici "taşlık'' niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır.Taşınmazın belirlenen bu niteliğine göre imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde açıklanan imar ve ihya koşullarının araştırılıp belirlenmesi gerekmektedir . Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece, yapılacak iş; dava tarihi olan 28.04.2011 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1981-1991) ait 2 ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan aynı tarihler arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek 2 jeodezi, 1 fotogrametri uzmanı, mühendis, 1 teknik bilirkişi ve Ziraat Fakültesi'nin toprak bölümünde uzmanı üç akademisyen bilirkişiler kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılması, ve taşınmazları ve çevrelerini gösterir şekilde yakın plan ve panaromik resimlerin fotoğrafçı bilirkişi aracılığıyla çektirilerek dosya arasına konulması, keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 sayılı HMK'nun 243. ve 244. (1086 sayılı HUMK m.258 ve 259) maddeleri uyarınca keşif yerine davetiye ile çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 259 ve 290/2. maddeleri gereğince keşif yerinde dinlenilmeleri, beyanlar arasında çelişki bulunduğu taktirde yüzleştirilerek çelişkinin giderilmesi (HMK m.261) 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereğince imar ve ihya koşullarının eksiksiz olarak araştırılıp belirlenmesi, davacının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, emek ve para sarfını ne biçimde yaptığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre taşınmazın imar ve ihya edilip edilmediği, kültür arazisi haline getirilip getirilmediği, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı konularında hiçbir duraksamaya yer verilmeden uzman bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, bundan ayrı toprak konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek taşınmazın imar ve ihya edilip edilmediğinin, taşlık olduğuna göre taşların toprağa oranının belirlenmesi, toprak derinliği konusunun rapora aktarılması, elde edilecek bulgulara göre imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında aynı biçimde uzman zirai bilirkişilerden rapor istenmesi ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy