MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.06.2012 gün ve 876/735 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 113 ada 15 parsel sayılı taşınmazın babasından intikal ettiğini, taşınmazın yüzölçümünün 4,5-5 dönüm iken kadastro çalışmaları esnasında 3400 m2 olarak eksik belirlendiğini, eksik belirlenen kısımının adına tescilini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.Davalı ..., dava dilekçesi ve duruşma gününün yöntemine uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır.Mahkemece, eksik yazılan kısmının kimin arazisinde yer alıyorsa onun davalı gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacının murisi adına kayıtlı 113 ada 15 parselde bulunan taşınmaza komşu taşınmazlardan 12, 263, 264, 20 parsel sayılı taşınmazlar dava dışı gerçek kişilere ait iken 209 parsel sayılı taşınmaz maliye hazinesi adına kayıtlıdır. Davacının dava konusu yaptığı bölümün hangi parsel içerisinde bulunduğunun tespit edebilmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak davacının kendisine ait olduğunu bildirdiği kısmın teknik bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve talep edilen kısmın hangi taşınmaz veya taşınmazlar içerisinde kaldığı tespit edildikten sonra davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının istediği taşınmaz bölümü bitişikteki gerçek şahısların parsel yada parselleri kapsamında kalmış ise, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi düşünülmelidir. Mahkemece, davacı tarafından talep edilen taşınmaz bölümünün yeri belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün Hazine yönünden İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy