MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Kural olarak İİK'nun 40. maddesi gereğince bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Anılan maddenin 2. fıkrasına göre ise bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedilip de, aleyhinde icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat'i bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK'nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesi zorunludur.
Somut olayda takip dayanağı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.2004 tarih ve 2004/374 Esas, 2004/770 Karar sayılı kararı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, bozmadan sonra verilen 2006/188 Esas, 2007/88 Karar sayılı 22.03.2007 tarihli kararın 03.07.2008 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda fazla yapılan ödemenin iadesi borçlu tarafından talep edilebilecek olup Mahkemece İİK'nun 40. maddede koşulları gözönünde bulundurularak, iadeye konu miktar gerektiğinde bilirkişi aracılığı ile belirlenip oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle, İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy