.....
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair .......verilen 07.06.2012 gün ve 406/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak, tapulama çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümünün tapuya tescili ile yine Hazine adına tespit ve tescil edilen dava konusu 460 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinde bulunan kısmının tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu MK'nun 713/1 maddesinde gösterilen şartların oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin hükmün dava konusu 460 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; dava konusu 460 parsele ait kadastro tutanağı 22.08.1975 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 28.12.2009 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, re'sen hakim tarafından da gözönünde tutulur. 460 parselle ilgili olarak açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek değişik gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA,
Davacı vekilinin tespit harici bırakılan taşınmaz ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; davacı vekilinin dava dilekçesinde tapulama çalışmaları esnasında köy boşluğu olarak tespit harici bırakılan yer ile ilgili olarak tescil isteğinde bulunduğundan, anılan istek bakımından deliller toplanıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olmuştur.
.....
Davacı vekilinin tescil harici bırakılan taşınmaz ile ilgili isteğine yönelik temyiz itirazı açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy