MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapusuz taşınmaz tescili
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapusuz taşınmaz tescili davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.07.2012 gün ve 171/222 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili kazandırıcı zamanaşımı, zilyetlik hukuki nedenine dayanarak bir parça tapusuz taşınmazın müvekkili adına tapuda tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalılardan Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, usulüne uygun tebliğata rağmen diğer davalı ... Tüzel Kişiliğini temsilen yargılama oturumuna katılan olmamıştır.
Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 10.06.2011 günlü krokide A harfiyle gösterilen 95403,40 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.Hüküm süresinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve TMK.’nun 713/1-3 maddelerine dayanılarak açılmış tapusuz taşınmazın tesciline ilişkindir. Bu tür davaların başarıya ulaşabilmesi için davacı taraf lehine, malik sıfatıyla davasız-aralıksız en az 20 yıl süre ile ekonomik amaca uygun zilyetliğin kanıtlanması gerekir.Somut olayda, görülmekte olan davanın davacısı ... aynı yer için Hazine ve Köy aleyhine aynı nedene dayanarak tescil davası açmış, yapılan yargılama sonunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.04.2000 gün, 1997/179 E.-2000/254 K. sayılı hüküm ile davacı lehine 20 yıllık zilyetlik süresi tamamlanmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, 30.01.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Az yukarıda da açıklandığı gibi bir yerin zilyetlik yoluyla tescil edilebilmesi için 20 yıl süreye ulaşan davasız ve aralıksız zilyetlik koşulu gerekmektedir. Tarih ve sayısı belirtilen dava dosyası davacı aleyhine niza teşkil eder ve zilyetliği keser. Davacının söz konusu taşınmazın mülkiyetini kazanabilmesi için mahkemenin red kararının kesinleştiği 30.01.2004 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetliğin geçmesi gerekir. Ne var ki, temyize konu davanın açıldığı 08.04.2010 tarihi itibarıyla belirtilen süre tamamlanmadığından davanın reddine karar
verilmesi gerekirken anılan red ile sonuçlanıp kesinleşen dava dosyası göz ardı edilerek kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.