MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
... ile ..., Nagi Uzunoğlu tereke temsilcisi ... ve ... tereke temsilcisi ... aralarındaki alacak davasının kabulüne dair ... 2. Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.04.2012 gün ve 283/214 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ... tereke temsilcisi ... tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Avukat ..., davalı (Kocağa Uzunoğlu miras şirketi mümessili) ... bizzat geldi, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davacının Nagi’nin tek mirasçısı olması sebebiyle dip muris ...'nun mirasçısı olduğunu, adı geçen murisin ... Noterliği'nde düzenlenen 29.09.1955 gün 1819 yevmiyeli vasiyetname ile miras payının yarısını eşi ...'ye bıraktığını, dava konusu taşınmazların tapuya tescili sırasında vasiyetnamenin gözardı edilerek ... adına daha az pay tescil edildiğini açıklayarak davalılar adına kayıtlı olması halinde ... Köyünde ifraz sonunda 823 ve 827 parsel numaralarını alan taşınmazlarda ... eşi ...’nun 13400/6585600 hissesinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1978/283 esas ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1985/408 esas sayılı kararları uyarınca 84000/6585600 olarak düzeltilerek tapuya tesciline, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/249 Esas sayılı dosyasında ...'nun iradesine ve davacı ile aralarındaki akitlere dayanılarak, yükseltilecek kısım olan 50400/6585600 hissesinin davacı adına tapuda tesciline karar verilmesini, tapuların el değiştirmesi nedeniyle bu isteğinin yerinde görülmemesi durumunda ise Tapulama Mahkemesinin karar tarihindeki malikleri veya mirasçılarına usulüne uygun tebliğ yapmaması ve hukukça dayanaksız kesinleşme şerhi vermek suretiyle tapuya yolsuz tescilini sağlaması, kendilerine başvuruda bulunulan idare ve savcılığın da üzerlerine düşeni yapmamaları sebebiyle Hazinenin Devlet adına tazminat ödemesi gerektiğini açıklayarak davacı aleyhine iş ve işlemler yapan ve davacının hak sahibi olduğunu bilen davalılar ile ...'nin ortak kusuru sonucu davacıya zarar veren, haksız zenginleşen davalıların, davacının uğradığı zarara karşılık olmak üzere, davaya konu taşınmazlardan davacının hissesine düşen kısımların tespit edilecek rayiç değerinin durumun kendilerine bildirildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, yapılması gereken iş ve işlemlerin yapılamaması nedeniyle dava tarihine kadar davacının zararına sebebiyet veren davalı ... ile diğer davalılar tasarrufta bulunduğundan davacının hissesine düşen miktarlarda ve davacının taşınmazlardan elde edeceği yarar ve mahrum kaldığı kara karşılık 1.000 TL'nin davalılara durumun bildirildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava ile ...'nin bir ilgisi olmadığını, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, kesin hükümden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... tereke temsilcisi ..., davacının, temsilcisi bulunduğu tereke sahibi ... ve yasal tek mirasçısı murisleri annesi ... ile aralarında başta vekalet akti olmak üzere çeşitli akitler olduğundan haberdar olduklarını, davacının yitirilmiş hakkı elde eden kişi olduğundan bu davadaki taleplerini anlayışla karşıladıklarını, Mahkemenin 2005/249 E. sayılı dosyası arasında bulunan yazılı beyanlarını ve muvafakatlarını tekrar ettiğini, başlangıçta ...’nun 33600/6585600 olan hisselerinin 84000/6585600’e yükseltilmesi ve cebri tescil yolu ile adına tescil edilmesi talebi ile dava açmasına karşın, 2005/249 esas sayılı davayı ıslah ederek muris ... hisselerinin uhdesinde kalması, yükseltilecek kısmı, mesaisi ve harcamalarına karşılık olarak istemesinin de davacının iyiniyetinin göstergesi olduğunu düşündüklerini bildirmiştir.
Davalı ... terekesi temsilcisi ...’e usulüne uygun dava dilekçesi tebliği yapılmış, bir cevap verilmemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, davaya konu 246.955,83 TL zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... miras şirketi temsilcisi ...'ten müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili ile ... miras şirketi temsilcisi ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre talebin kesinleşen ancak Tapulama Mahkemesinde uygulanmadığı iddiası ile vasiyetnameye dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf kesinleşen mahkeme kararının uygulanmaması sebebiyle iki kez tavzih istendiğini ancak reddedildiğini, bunun üzerine Kaymakamlık, Cumhuriyet Savcılığı ve Tapu Sicil Müdürlüğüne yaptıkları taleplerinden de sonuç alamadıklarını açıklayarak bu kurumların ihmali sebebiyle Hazineden tazminat isteme hakları doğduğunu açıklayarak talepte bulunmuştur. Mahkemece davacı tarafın isteğini 29.12.2011 tarihli harcını da yatırdığı ıslah dilekçesinde tazminat ve bedel olarak ıslah etmesi, değeri de 246.955,83 TL.ye yükseltmesi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava konusu Hacıtuğrul köyü 823 parselin evveli 544, 827 parselin evveli ise 551 parsel iken benzer şekilde 19.3.1993 tarihinde hükmen ifrazen oluştukları ve tapuda birçok gerçek kişi adına paylı şekilde kayıtlı bulundukları, malikleri içinde ... eşi ...’nun da 33600/6585600 payının olduğu görülmektedir.
Dosya arasındaki belgelerden ... kızı 1323 doğumlu ...’nun 9.11.1984 tarihinde öldüğü ve geride tek mirasçısı kızı ...’nın kaldığı, ... kızı 1926 doğumlu ...’nin de 19.10.1993 tarihinde ölümü ile mirasçı olarak çocukları davacı ... ve 9 kardeşini bıraktığı anlaşılmaktadır. Davada gerek ... terekesi gerek ... terekesi temsilcileri aracılığı ile usule uygun olarak temsil edilmişlerdir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.5.1983 tarih 1978/283 esas 1983/303 karar sayılı ilamının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalılar ... varisleri 8 kişi aleyhine açılan vasiyetnamenin açılması davasında Mahkemece ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2.7.1981 tarih 1981/302 karar sayılı dosyada vasiyetnamenin iptaline ilişkin reddedilen kararın Yargıtay 2.Hukuk Dairesi tarafından onanması ve kesinleştiği açıklanarak ... tarafından düzenlenen vasiyetnamedeki mansup mirasçılarına mirasçılık belgesi verilmesine, terekenin geçici olarak mansup mirasçılarına bırakılmasına karar verildiği, bu karara göre de tescilin yapılmasının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden talep edildiği, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından da mirasçılık belgesine göre intikalin yapılarak hükmen tescil yapıldığının tapu kayıtlarında belirtildiği görülmektedir. ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne davacısı ... tarafından ...'nın diğer mirasçıları aleyhine 10.12.1985 tarihinde açılan davada ise ...’nın tüm mallarının yarısını eşi ...’ye diğer yarısını ise ...’ye vasiyet ettiği ancak Hazinenin vasiyeti kabul etmediği, vasiyetin iptali davasının reddi ve kesinleşmesi sonrası davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1978/283 Esas 1983/303 Kararı ile mansup mirasçılara mirasçılık belgesinin verildiği, kararın tavzihine ilişkin isteklerinin reddedildiği, 17.5.1983 tarihinde kararın infazına karar verilmiş ise de kararda taşınmazların hangi oranda tesciline karar verildiği açıklanmadığından tapunun kararı infaz edemediği, Kocaağa’nın tüm taşınmazlarını vasiyet ettiği ...’nin öldüğü, tek mirasçısının ... olduğu, ...’ndan intikal eden ... Köyü 31, 34, 62, 82, 101, 125, 126, 127, 137, 221, 236, 288, 495, 541, 542, 543, 546, 548, 549, 552, 615, 616, 695, 749, 759, 796 parsellerin vasiyete göre yarısının Nagi’yi intikal ettiği, kalan yarı payın 1/2'sinin de mirasçı sıfatı gereği ...’ye ait olup ...’nin hissesinin 3/4 olması gerektiği açıklanmış, bu şekilde ... adına tescil istenmiş, mahkemece 25 parça taşınmazla ilgili ... isminin tapulardan silinerek bilirkişi raporu doğrultusunda 192 paya göre 120 payının ... kızı ...’na 12 payının ise diğer mirasçılarına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş, Yargıtay onamasından geçerek 1989 yılında kesinleşmiştir.
Davacının dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre ...'den isteğinin yasal dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007.maddesi olup, bu hükümde Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumluluğu düzenlenmiştir. Devletin "tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğuna" ilişkin olarak, kusursuz sorumluluk/ağırlaştırılmış sebep/ağırlaştırılmış objektif sorumluluk/tehlike sorumluluğuna ilişkin kurallar uygulanır. Kanunun bu açık hükmünün kaynak olduğu Devletin sorumluluğundan söz edebilmek için tapu sicilinin tutulmasında görevlinin hukuka aykırı bir işlemi ve bu işlemle zararlı sonuç arasında bir illiyet bağının varlığı gerekir. Memurun işleminin bir şeyi yapma ya da yapmama niteliğinde olmasının ve kusura dayanıp dayanmamasının bir önemi yoktur
Dosya arasında bulunan davacı tarafın dayandığı mahkeme ilamları ile toplanan delillere göre davacının ...’ndan intikalen gerek mallar üzerinde vasiyetname gerek mirasçılık belgesi yolu ile miras hakkı olduğu, annesi ...’den dolayı diğer mirasçıların adına tereke temsilcisinin de buna muvafakat ettikleri anlaşılmakta ise de davada dayanılan ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1985/408 esas 1987/282 karar sayılı mahkeme kararında dava konusu 823 (öncesi 544) ve 827 (öncesi 551) parsel sayılı taşınmazlara ilişkin bir açıklama veya hüküm bulunmamaktadır. Davacının bu parsellerle ilgili daha sonra açtığı bir dava veya lehine sonuçlanan bir mahkeme ilamı da yoktur. Aynı parsellerle ilgili hasımsız açılan ve usulden redle sonuçlanan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.12.2009 tarih 2005/249 esas 2009/91 karar sayılı ilamının lehe veya aleyhe sonuç yaratması da düşünülemez. Bu durumda dava konusu parsellerle ilgili olmayan mahkeme ilamının tapuda infazının yapılmamasından Tapu Sicil Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Cumhuriyet Savcılığının sorumlu olması da düşünülemez. Bu açıklamalar ve belirlenen olgu karşısında TMK’nun 1007.maddesine göre Hazinenin tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Aleyhe alınmış bir ilam olmadığına göre Kocaağa Uzunoğlu terekesinin de sorumlu tutulmasında isabet bulunmamaktadır. Mahkemece davacının davasının tümü ile reddine karar verilmesi gerekirken benzer ilamlardan hareketle dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde kabule karar verilmiş olması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile ... tereke temsilcisi ...’in temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı ...'ndan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'ye verilmesine, peşin alınan 3.668,00 TL harcın istek halinde davalı Kocaağa Uzunoğlu tereke temsilcisi ...'e iadesine 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy