......
... ile .......aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair........Mahkemesi'nden verilen 08.05.2012 gün ve 276/201 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, mevkii ve sınırlarını açıkladığı kendisine ait 152 ada 6 sayılı parselin bitişiğinde bulunan yolun patika yol olduğunu, taşınmazın bir kısmının bu yolda bırakıldığını, yine babası adına tapuda kayıtlı bulunan 151 ada 2 parsel bitişiğinde de aynı şekilde patika yol olduğu halde taşınmazın bir kısmının patika yol olarak birlikte paftasında yol olarak gösterildiğini açıklayarak yolda kalan taşınmaz bölümlerinin tapuların içine alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy muhtarı Sulh Hukuk Mahkemesi'nde alınan beyanında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişi......... dosyaya sunduğu 10.04.2012 tarihli raporuna ekli krokide turuncu renkte A harfi ile gösterilen yer ile 151 ada 2 sayılı parselin bitişiğinde bulunan ve krokide sarı renkte C harfi ile gösterilen yerler bakımından davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak açılan tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ... tarafından dava başlangıçta......... açılmış, Kadastro Mahkemesi'nce yapılan araştırma ve inceleme sonucu tescili istenen taşınmaz bölümlerinin paftasında yol olarak gösterilmiş bulunması Kadastro Mahkemesi'nin görevli olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, bu kararın 23.06.2009 tarihinde kesinleşmesinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde dosyanın görevli Sulh hukuk Mahkemesi'ne aktarıldığı anlaşılmıştır.
Bu bakımdan, Kadastro Mahkemesi'nde açılan dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7/4. maddesi gereğince bir bakıma kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri paftasında yol olarak bırakıldığına ve taşınmaz köy sınırları içerisinde yer aldığına göre, TMK'nun 713/3. fıkrası uyarınca kanuni hasım niteliğinde bulunan Hazineye davanın yöneltilmesi, davaya katıldıkları takdirde tanık ve delillerini sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınması bu şekilde öncelikle taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülmesi gerekir.
.......
Öte yandan, 152 ada 6 sayılı parsel davacı adına tapuda kayıtlı olup, bitişikte krokide A harfiyle gösterilen yerin davacıya ait olduğu ve paftasında yol olarak bırakıldığı, 151 ada 2 sayılı parselin bitişiğinde bulunan yolda ise, babası adına tapuda kayıtlı bulunan ve 2 sayılı parselle birlikte kullanılan krokide C harfi ile gösterilen (teknik bilirkişi maddi hata sonucu bura için B:37,44m² olarak tanıklamıştır. Aslında C olması gerekir) taşınmazın babasından kaldığı ve dava, davacı tarafından açıldıktan sonra murisin terekesine temsilci atanmak suretiyle aktif dava açma ehliyeti bakımından taraf teşkilinin sağlandığı belirlenmiştir. Ancak, krokide C harfi ile gösterilen 37,44 m² lik yer davacının babasından kaldığına ve dava tereke temsilcisi vasıtasıyla yürütüldüğüne göre, ölü ......adına iptal ve tescile karar verilmesi TMK'nun 28 ve 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına aykırı düşmektedir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
..........
Full & Egal Universal Law Academy