MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine ve Büyüktüysüz Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen reddine kısmen kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.12.2011 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişilerin 22.11.2006 tarihli rapor ve krokilerinde A harfi ile gösterilen 4761,36 m2'lik taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline, B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü bakımından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1955 yılında yapılan tapulama çalışmalarında hali, taşlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakılmış; bilahare nizalı taşınmazın bulunduğu mevkide yapılan ek kadastro çalışmalarında 927 parsel numarasıyla 17.12.1987 tarihinde davacının annesi ... adına tespit edilmiş; Hazine'nin tespite itirazı üzerine ... Kadastro Mahkemesi'nin 17.03.1992 tarih ve 1992/58 Esas, 1992/63 Karar sayılı ilamıyla “927 parselin 2.kez yapılan kadastrosunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayılarak iptaline” karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin 09.10.1992 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava tapusuz taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17.maddeleri hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tapusuz bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için, kanunda yazılı diğer koşulların yanında zilyetliğin davasız-çekişmesiz geçmesi gerekir. Başka bir anlatımla zilyetliğin 20 yıllık kazanma süresince nizasız geçmesi, dava tarihinden geriye doğru taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin davasız olması aranır. Somut olayda; dava konusu taşınmazın davacının annesi ... tarafından davacıya devredildiği açıklanmıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının bayii ... ile Hazine arasında görülen yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosya niza teşkil eder ve
2012/13817-2013/5423
zilyetliği keser. Zilyetliğin kesintiye uğradığı söz konusu tespite itiraz davasının kesinleştiği tarihten görülmekte olan davanın açıldığı tarihe kadar da kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre geçmemiş bulunduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün kabule ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy