........
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair....... verilen 27.12.2011 gün ve 101/278 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar....... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, dava konusu 108 ada 50 ve 108 ada 53 sayılı parsellerin ortak miras bırakan .......kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında 108 ada 50 sayılı parselin.......oğlu Recep ... adına, aynı ada 53 sayılı parselin ise...... oğlu ... adlarına tespit ve tescil edildiklerini, muristen kalan taşınmazların paylaşılmadığını açıklayarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile sunulacak veraset belgesindeki payları oranında ... ve mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, murisin terekesinin paylaşılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve ..... Mahkemesi'nin 09.09.2008 tarih 2008/138 Esas, 2008/149 Karar sayılı veraset belgesindeki payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dosya arasında bulunan veraset belgesine göre, davacı ile davalılar aynı muris olan .........mirasçıları olduğu ve davanın mirasçılar arasında açılan bir dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava, mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olduğuna göre, TMK'nun 702. maddesinde yer alan tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır, hükmü bu tür davalarda uygulanmaz. Davayı açan mirasçı tüm mirasçılar ya da muris adına iptal ve tescile karar verilmesini istemiş olsa dahi miras payı oranında iptal ve tescil istediğinin ve bu biçimde
.........
anlaşılması gerektiğinin kabulü gerekir. Yöntemine uygun bir biçimde harcı yatırılmak suretiyle dava dışı kalan mirasçılar tarafından açılmış bir dava ve istek bulunmadığı halde, tüm mirasçılar adına iptal ve tescile karar verilmesi az önce açıklanan ilkeye aykırı düşer.
Dava dışı kalan mirasçıların davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması da olanaklı değildir. Yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, her iki taşınmazın ortak miras bırakan ....... kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığına ve.......... terekesi de mirasçıları arasında yöntemine uygun bir biçimde paylaşılmadığına (taksim edilmediğine) göre, mahkemenin hükmüne esas aldığı muris.......ait ..... Mahkemesi'nin 09.09.2008 tarih ve 2008/132 Esas 2008/149 Karar sayılı veraset belgesindeki davacının payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken dava dışı mirasçılar bakımından da iptal ve tescile karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davalılar...........1.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......