..........
... ve dahili davacı ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ....... Mahkemesi'nden verilen 27.06.2012 gün ve 133/98 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde özetle, mevkii ve sınırları yazılı dava konusu yerleri 1999 yılından önceki zilyedinden haricen satın aldığını, dava konusu yere inşaat yaptırmak üzere kazı yaptırdığını ve taş döktürdüğünü, ne var ki, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın bir kısmının 220 ada 14 nolu parsel olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, arta kalan kısmın ise tescil harici bırakıldığını açıklayarak Hazine parselinden belirlenecek kısım ile tespit harici bırakılan yerin birleştirilerek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf, mahkemenin 2009/45 Esasında kayıtlı bir diğer davası ile Hazine adına kayıtlı 220 ada 8 nolu parselden 4013,59 m2'lik kısmın iptal edilerek ayrı bir parsel numarasıyla adına tescilini istemiştir. İş bu dava dosyası eldeki diğer dava dosyasıyla birleştirilmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak ve hali arazi nitelikli yerlerden olduğunu ve bu yerlerde davacı yararına zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 02.06.2008 tarihli kararla, asıl ve birleştirilen davalardaki talep nedeniyle görevin Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanında kalması nedeniyle dava dilekçlerinin görev yönünden ayrı ayrı reddi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı kesinleşmekle dosya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş ve yargılamalara o mahkemede devam edilmiştir.
Mahkemece, 15.04.2009 tarihli kararla dava konusu 220 ada 14 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulü ile Hazine adına olan tapu kaydının iptaline bu yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 220 ada 8 parsele ilişkin davanın kabulü ile teknik bilirkişilerin 23.05.2008 tarihli kroki ve raporunda, A harfiyle işaretli 4013,59 m2'lik .......
kısmın Hazine tapusundan iptali ile en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Dairenin 21.02.2011 tarih 2011/422-864 Esas ve Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere “...220 ada 8 parsele ilişkin olarak araştırma bozması yapıldığı...” görülmüştür. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, mahallinde 29.03.2012 tarihinde yeniden keşif yapılmıştır. Keşif heyetine katılan ziraatçi bilirkişinin dosyada mevcut raporu ve ekli fotoğrafların değerlendirilmesinden; dava konusu 220 ada 8 parselin hali arazi olarak kendi haline terk edilen ve en az 25-30 yıldan beri tarımsal faaliyetlerin yapılmadığı, üzerinde herhangi bir kültür bitkisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Uyuşmazlık, kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit ve tescil edilen 220 ada 8 ve 14 parsel sayılı hali arazi ve ham toprak nitelikli taşınmazların tespit öncesi imar – ihya ve eklemeli zilyetliklerinin davacıda bulunup bulunmadığı ve hükmüne uyulan bozma ilamının davacının tarafları için lehte veya aleyhte usulü kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığında toplanmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, kadastro çalışmalarında ham toprak ve hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescili yapılan dava konusu yerlerle ilgili olarak tespit öncesi imar – ihya ve zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak koşulları gerçekleştiği taktirde hak düşürücü süre içerisinde iptal ve tescil davası açılması mümkündür. Bundan ayrı, dosyada mevcut hükmüne uyulan bozma ilamı davanın tarafları için lehte ve aleyhte usul kazanılmış hak oluşturacağı gerek yargısal uygulamalarda ve gerekse doktrinde oybirliğiyle kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince, Dairenin yukarıda belirtilen bozma ilamı kapsamına göre, dava konusu 220 ada 14 parselle ilgili olarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine açıkça işaret edilmiştir. Buna karşılık, 220 ada 8 nolu parselle ilgili olarak araştırma ve inceleme yapılmasına işaret edilmiştir. Nitekim, 220 ada 8 nolu parselle ilgili olarak az yukarıda belirtilen uzman bilirkişi rapor ve krokisine itibar edilmeyerek ve Yargıtay bozma ilamı gözardı edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince dava konusu 220 ada 14 nolu parsele ilişkin davanın reddine, yine aynı ada 8 nolu parselle ilgili davanın ise koşulları gerçekleşmediğinden reddine karar vermek gerekirken değinilen bozma kararı ve bilirkişi raporuna itibar edilmeden yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları her iki parsele ilişkin olarak açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy