MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/358 sayılı 22.06.2007 tarihli tedbir kararı ile "..İİK'nun 179/a ve 179/b maddeleri uyarınca davacı şirketlerin ve iş ortaklığı aleyhine (6183 sayılı Kanuna göre yapılanlar dahil) yapılmış ve yapılacak ve tüm icra takiplerinin esas hakkında karar verilinceye kadar durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 179/b maddesi hükmü gereğince iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Ancak 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklar; işçilerin iş ilişkisine dayanan ve "iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş" ihbar ve kıdem tazminatları
dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarıdır.
Bu düzenleme işçiyi koruma amaçlı olup, iflasın açılmasından öncesine ilişkin bir yıllık süre alt sınır olarak öngörülmüştür. Anılan yasa maddesinde yazılı bulunan "iflasın açılmasından önceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın ertelenmesinde "erteleme kararının verildiği tarihten önceki bir yıl" olarak kabulü gerekir. (HGK.nun 05.11.2008 tarih ve 2008/12-657 E., 2008/662 K.) Buna göre iflasın ertelenmesinden en fazla bir yıl öncesine ilişkin ve erteleme süresi içinde doğan işçi alacakları bu madde kapsamında kabul edilmelidir.
Mahkemece, istemin yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda incelenip, iflas erteleme kararındaki tedbirin devam edip etmediğinin taraflardan da sorularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy