MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı ve katkı payı alacağı
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 27.09.2012 gün ve 463/730 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı karşı davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı karşı davalı ... vekili, tarafların 1993 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınan 9382 ada 5 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölümün bankadan çekilen kredi ve yakınlarından alınan borç paralarla edinildiğini, tarafların orman mühendisi olup aynı işyerinde çalıştıklarını, taşınmazın ortak birikimlerle alındığını, banka borçlarının birlikte ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 70.000 TL katkı payı alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş,karşı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı karşı davacı ... vekili, taşınmazın mal ayrılığı döneminde satın alındığını, davacının hiçbir katkısı olmadığını, banka kredilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, müşterek ev eşyalarının davacıda kaldığını, evlilik birliği içerisinde alınan aracın davacı karşı davalı adına kayıtlı olduğunu bildirerek asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş, karşı davanın kabulü ile ev eşyaları ve araç yönünden toplam 25.000 TL alacağın yasal faiziyle birlikte karşı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile taşınmaz üzerinden belirlenen 33.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalı ...’den alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile ev eşyaları ve araç üzerinden belirlenen toplam 6.500 TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davacı karşı davalı ...’den alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 22.02.1993 tarihinde evlenmişler, 30.12.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 18.12.2009 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl
içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 743 Sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK'nun 202).
Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 30.12.2008 tarihinde sona ermiştir (TMK'nun 225/2). Dava konusu 9382 ada 5 parsel üzerindeki 2 nolu bölüm 21.09.2000 tarihinde satın alınarak davalı karşı davacı ... adına, karşı davaya konu ... plakalı otomobil 05.12.2005 tarihinde satın alınarak davacı karşı davalı ... adına tescil edilmiş, ev eşyalarının da evlilik birliği içerisinde yenilendiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, karşı davaya konu otomobilin yasal edinilmiş mallara katılma döneminde satın alındığına, araç değerinin usulüne uygun olarak belirlendiğine, yine ev eşyalarının edinilmiş mal niteliğinde olduğunun tespit edildiğine, karşı davacının katılma alacağı usulüne uygun olarak belirlendiğine göre, davacı karşı davalı ... vekilinin otomobil ve ev eşyalarına ilişkin aşağıda gösterilen dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Karşı dava; otomobil ve ev eşyasından kaynaklanan katılma alacağı niteliğinde olup TMK.nun 239/son maddesi uyarınca aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına faiz yürütülmesi gerekmektedir. Mahkemece, karar tarihinden geçerli olarak faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmüş olması usul ve Yasaya aykırıdır.
Davacı karşı davalı ... vekilinin taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın satın alınma tarihi dikkate alındığında, taraflar arasındaki dava; 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınan taşınmazdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, tarafların orman mühendisi olarak aynı kurumda çalıştıkları, gelirlerinin birbirine yakın olduğu, yine evlilik birliği içerisinde alınan banka kredilerinin birlikte ödendiği anlaşılmaktadır. O halde; hatalı hesaplama yöntemi ile belirlenen bilirkişi raporuna değer verilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; tarafların çalışma ve gelirleri, evlilik birliği içerisinde alınan banka kredilerinin müşterek olarak ödenmesi, tarafların orman mühendisi olarak aynı kurumda çalışmaları ve gelirlerinin birbirine yakın olması dikkate alınarak, davacı ve davalının taşınmazın alındığı tarihe kadarki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüsü ve durumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamalar ile kocanın 743 sayılı TMK'nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının ayrı ayrı belirlenmesi, gerekirse bu konuda önceki bilirkişi dışında konunun uzmanı akademisyen düzeyinde başka bir bilirkişiden rapor alınması, davacının tasarrufları ile sağlayabileceği katkı miktarının saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa katkı alacağının tespit edilmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde katkı payı alacağına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün asıl davada katkı payı alacağına, karşı davada, katılma alacağına yürütülen faiz başlangıç tarihine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 586,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy