.....
... ve dahili davacılar ... ve müşterekleri ile......aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ...... Mahkemesi'nden verilen 15.09.2005 gün ve 196/638 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı 20 dönüme yakın taşınmazın kırk yılı aşkın bir süreden beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, MK'nun 708. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, nehir yatağı niteliğinde bulunduğunu ve bu tür yerlerin zilyetlikle edinilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış, davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi......10.12.2002 tarihli raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 17605,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taşınmazın nehir yatağı olup olmadığı ve kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda duraksama söz konusudur. Dava dilekçesinde sınırlar belirlenirken batı tarafından .......bulunduğu tescil harici bırakılan yer olduğu açıklanmıştır. Temyiz dilekçesinde ise dava konusu yerin 1967 yılında tespit harici bırakıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, 06.05.2004 ve 24.06.2006 tarihli yargılama oturumu ara kararları ile taşınmazın davacıların ortak miras bırakanından kaldığı belirtilerek diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi ya da terekeye temsilci atanması için davacı taraf vekiline süre verildiği, davacı vekilinin 10.02.2005 dilekçesi ile muris .......ait veraset belgesinde sunduğu ve veraset belgesine göre mirasçı olarak eşi ........bıraktığı ve bunların davaya dahil edilmesi için dilekçe verildiği ve dilekçede taşınmazı elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu açıklanmıştır........ 08.09.1969 tarihinde vefat ettiğine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. El birliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur.
.....
Bundan ayrı, elbirliği mülkiyetine dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçı tek başına üçüncü kişi durumunda bulunan davalılara karşı aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyetleri bulunmamaktadır. TMK'nun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Davada bir tasarrufi işlem olup tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açmaları zorunludur. Davacı vekili, dava dilekçesinde, sadece taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, tüm mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmamıştır.
Bu nedenle, taşınmazın satış, bağış ya da terekenin paylaşımı sonucu davacıya kalıp kalmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların beyanına başvurulması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu yerin satış, bağış ve ya terekenin paylaşımı sonucu davacıya kalmış ise aşağıdaki eksikliklerin yerine getirilmesi ve koşulların gerçekleşmesi halinde şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesinin düşünülmesi ve aşağıda açıklanan eksikliklerin yerine getirilmesi zorunludur. Şayet, satış, bağış ya da tereke paylaşımı sonucu davacıya kalmamış ise davacı vekili sadece vekil edeni adına tescil isteğinde bulunduğundan ve davacının tek başına terekeye dahil bir taşınmaz için üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmelidir.
Dava konusu taşınmazın hangi tarihte ve ne niteliğinde tespit dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğü'nden sorulmadığı gibi tesciline karar verilen yerin tapuda kayıtlı yerlerden bulunup bulunmadığı hususu da Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulmamıştır. Bu nedenle çifte tapunun oluşumunun önlenmesi açısından teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle krokide A harfi ile gösterilen 17605,00 m2’lik taşınmazın tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının Tapu Müdürlüğünden, yine aynı şekilde teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle dava konusu ve krokide A harfi ile belirtilen taşınmaz bölümünün hangi tarihte ve ne nitelikte tespit dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğü'nden sorulması dosya içindeki bilgi ve belgeler ile teknik bilirkişinin raporu ve Hazine’nin gerek savunmasında gerekse temyiz dilekçesinde belirttiği hususlar ile taşınmazın .....yatağı kapsamında sayılan yerlerden olup olmadığının anlaşılması bakımından davanın açıldığı 27.03.2002 tarihinden geriye doğru en az yirmi yıl öncesine ait (1970-1982 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların Kadastro İl Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bir mühendis aracılığıyla hava fotoğrafları ile Kadastro İl Müdürlüğü'nden getirtilen paftaların zemine uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı ya da hangi nitelikte bulunduğu, aynı şekilde uygulanan paftalara göre taşınmazın kültür arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı konularında uzman bilirkişiden gerekçeli tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık rapor alınması .........ile veya eski yatağı ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bundan ayrı, taşınmaz ve çevresini gösterecek biçimde birlikte keşfe götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla yakın plan ve panoramik fotoğraflar çektirilerek Mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, muris ......tüm mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca miktar sınırlamaları yönünden araştırmanın yapılması, muris ve mirasçılarının belgesizden taşınmaz edinip edinmediklerini Kadastro ve Tapu Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı tescil
......
davaları açıp açmadıklarını, o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait tapu kayıtları ile kadastro tutanaklarının onaylı örneklerinin Tapu Müdürlüğü'nden, tescil davalarına ait dosyaların ise bulundukları mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlamaları yönünden gözönünde tutulması, taşınmazın muristen kaldığı gözetilerek tüm mirasçılar tek kişi sayılmak suretiyle kuru toprakta yüz, sulu toprakta ise kırk dönümü alabileceklerinin gözetilmesi gerekir.
TMK'nun 713. maddesi gereğince açılan zilyetliğe dayalı tescil davalarında Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri aynı maddenin 3. fıkrası gereğince kanuni hasım durumunda bulunduklarından her türlü yargılama giderleri ile sorumlu tutulamazlar. Bu nedenle davanın kabulü halinde eksik peşin harcın davacı taraftan alınmasına, tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı taraf yararına vekalet ücretine yer olmadığına karar verilir. Bu nedenle ek kararda eksik harcın davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesi şeklinde anılan ilkeye ve Daire ile Yargıtay uygulamasına aykırı düşmektedir. Eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve kanunu aykırıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy