.......
... ve müşterekleri ile ......aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ........verilen 05.09.2012 gün ve 1002/448 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., dava dilekçesinde özetle sınırlarını belirttiği yaklaşık 11 dönümlük taşınmazı ........ köylülerinden haricen satın aldığını, taşınmazın 60-65 yıldan beri zilyet ve tasarrufunda olduğunu, ancak, tapulama sırasında tapulama harici bırakıldığını açıklayarak taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama devam ederken 12.08.2009 tarihinde ölmesi üzerine mirasçıları davaya devam ederek vekilleri aracılığıyla taşınmazın miras payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı hazine vekili, davacı yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerektiğini açıklayarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 13.381,64 m2'lik taşınmazın davacı ... mirasçıları adına veraset belgesindeki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ihya ve harici satın alma hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece yazılı gerekçe ile karar kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu yer ve çevresinde herhangi bir orman örtüsü olmadığı halde bu kişiye hava fotoğraflarının inceletilmesi doğru değildir. 02.05.2008 tarihli keşifte dinlenen tanık Bekir Altıngöz dava konusu taşınmazın uzun zamandan beri ekilip sürülmediğini, bu nedenle mera vasfını aldığını, taşınmazın batısında mera bulunduğunu, dava konusu yerin 766 sayılı Kanunu'nun 2.maddesi gereğince tespit harici bırakıldığını
........
açıkladığına göre, taşınmazın kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarih hususunda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için hava fotoğrafları ile fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların getirtilerek uygulanması gerekmektedir.
Bu nedenle davanın açıldığı 21.02.2005 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1975-1985 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise kadastro İl Müdürlüğü'nden getirtilerek jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis (harita mühendisi) bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması hava fotoğraflarının çekildikleri ve paftaların ise düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu konusunda hiç bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişiden gerekçeli ve denetime açık rapor istenilmesi, daha önce götürülmeyen uzman bilirkişi ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle taşınmazın hangi tarihte imar ve ihyasına başlandığı, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konularında zirai bilirkişiden aynı biçimde denetime açık rapor istenilmesi, gerek hava fotoğraflarına ve paftalara göre ve gerekse zirai bilirkişinin tespitlerine göre imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığının hiç bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edilmesi, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin dolup dolmadığının değerlendirilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.........