MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 20/263 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların 06.10.1988 tarihinde evlendiklerini, davalı kocanın vekil edeni ile birlikte para biriktirerek almış oldukları evi sattığını, vekil edenine satış bedeli ile ilgili hiçbir ödeme yapmadığını, 20.000 TL bedel ile satılan evin yarısının vekil edenine ait olduğunu açıklayarak 10.000 TL tutarındaki maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde uyuşmazlık konusu evin vekil edenlerinin birikimleri ve borç para ile alındığını, ancak borçların ödenmemesi nedeniyle tekrar satmak zorunda kaldığını, evin satın alınması sırasında ve sonrasında davacının parasal katkısının olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 75.000 TL katkı payı alacağını davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 06.10.1988 tarihinde evlenmişler, 27.09.2001 tarihinde açılan boşanma davasının kabul edilmesi üzerine hükmün kesinleştiği 25.02.2005 tarihinde boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. (TMK.nun 225/2). Eşlerin, evlendikleri tarihten 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TMK.nun 170. maddesi), başka bir mal rejiminin seçtiklerini ileri sürmediklerine göre bu tarihten mal rejiminin sona erdiği, boşanma davasının açıldığı 27.09.2001 tarihine kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (4722 sayılı Kanunun m. 10, TMK.nun 202. m. ). Dava konusu 4008 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 nolu dublex mesken niteliğindeki bağımsız bölüm 23.07.1997 tarihinde satın alma yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, 02.08.2000 tarihinde ise dava dışı üçüncü kişiye satış yoluyla devredilmiştir.
Mahkemece, açıklanan nedenlerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi hesaplama yöntemi de usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde, evlilik birliği içerisinde edinilen davalı adına alınan ve daha sonra devredilen mal varlığına katkısı bulunduğunu belirterek istekte bulunmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava
konusu taşınmazın evlilik birliği içerisinde ancak mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önce satın alınarak davalı adına tescil edilmiş olduğundan davacının isteği 743 sayılı TKM.nin 170. maddesi uyarınca katkı payı alacağına ilişkin olup, uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.
HUMK.nun 74. maddesine (HMK. m. 26.) göre, “Hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya veya başka bir şeye karar veremez.” Mahkemece; davacı tarafça dava dilekçesinde 10.000 TL tutarında katkı payı alacağı istendiği ve dava tarihinden sonra ıslah sureti ile müddeabih artırılmadığı halde 75.000 TL katkı payı alacağının tahsiline karar verilmiş olması yukarıda açıklanan yasa maddelerinde öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur.
HMK.nun 297/1-g maddesine göre “Hükmün verildiği tarih…” gerekçeli karara yazılmalıdır. Aynı maddenin 1/e fıkrasına göre ise, gerekçeli kararın “Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi…” ihtiva etmesi gerekir. Gerekçeli kararda kararın yazıldığı tarihin gösterilmemiş olması ve karar tarihinin de 27.09.2001 tarihi yerine zuhulen 12.01.2011 tarihi olarak yazılması yukarıda açıklanan yasa maddesine aykırı olmuştur.
Davalı tanığı olarak dinlenen davalının babası ...29.05.2002 tarihli oturumda oğlunun aldığı eve yardım amacıyla 7000 Alman Markının hibe olarak verdiğini beyan etmiş, davacı asilde aynı oturumda kayınpederinin 500 milyon gibi bir para verdiğini kabul etmiştir. Davacı vekili ise, 04.04.2003 tarihli dilekçesi ile davacının kabul ettiği 500 milyon liranın davalının babası tarafından verildiğini ileri sürmüştür. Buna rağmen mahkemece, bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan, dava konusu taşınmaz mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alındığından davacının talebi katkı payı alacağı niteliğinde olduğu halde uyuşmazlık konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri yerine keşif tarihindeki değerinin esas alınması da doğru olmamıştır.
O halde; mahkemece yapılacak iş; 01.01.2002 tarihinden önce edinilen uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden tarafların çalışma ve gelirlerine ilişkin tüm belgeler bulundukları yerden getirtilmeli, taşınmazın dava tarihinde ki değeri bilirkişi marifetiyle belirlenmeli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak kişisel harcamaları ve 743 sayılı TKM.nin 152. maddesine göre davalı kocanın aileyi geçindirme yükümlülüğü göz önünde bulundurularak taşınmazın edinme tarihi itibariyle tarafların yapabilecekleri tasarruf miktarı hesaplandıktan sonra, toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının belirlenmesi, bundan sonra tespit edilmiş olan oranın taşınmazın belirlenmiş olan dava tarihindeki değeri ile çarpılarak davacının katkı payı alacağının hesaplanması, ondan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.113,75 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy