......
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri, asli müdahil ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .....verilen 24.04.2012 gün ve 17/72 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ve asli müdahil ... vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ile davacıların yanında asli müdahil olarak davaya katılan köy tüzel kişiliği vekili, dava konusu 80 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün mezarlık olduğunu, 30 yılı aşkın süreden beri köy tüzel kişiliği tarafından mezarlık olarak kullanıldığını açıklayarak, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu yeri aile mezarlığı olarak kullanmak istediklerini açıklayarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar ile asli müdahil köy tüzel kişiliği vekili süresi içinde temyiz etmiştir.
Toplanan delillere ve dosya içeriğine göre; dava konusu 80 parsel tarla vasfıyla, 1400 m2 olarak, davalılar adına tescil edilmiştir. Mahkemece, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar beyanlarında; çekişme konusu olan ve üzeri ağaçlarla kaplı taşınmazın köy tüzel kişiliğinin tasarrufunda bulunduğunu ve yıllardan beri mezarlık olarak kullanıldığını, davalıların bu alanda herhangi bir tasarruflarının olmadığını, 80 nolu parselde mezarlık dışında fındık bahçesi olarak görünen 357 m2'lik alan ile mezarlık olarak kullanılan alan arasında tel örgü bulunduğunu, mezarlıkta yer kalmadığından yakın tarihte def'in işlemi yapılmadığını bildirmişlerdir. Teknik bilirkişi....., davalı edilen, etrafı tel örgü ile çevrili ağaçlık ve mezarlıkların bulunduğu alan A harfiyle gösterilmiş olup fındık bahçesi olarak kullanılan alanın B harfi ile işaretlenen alan olduğunu belirterek, krokiye işaretlemişlerdir.
.......
Tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesinde belirtilen kamu mallarından olduğu iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davalarında aynı Kanun'un 12/3 maddesi hükmü uygulanamayacağı gözetilmeksizin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, Mahkeme'nin davacıların dava açmakta aktif dava ehliyetleri bulunmadığına dair gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır. Mezarlar kamu malı niteliğinde olup, umumun istifadesinde olan yerlerdendir. Bu nedenle herkesin istifadesine sunulan böyle bir yerde davacıların mezarlık iddiasıyla dava açmasını engelleyen herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, tam aksine davacıların dava açmakta hukuki yararları olduğunun kabulü gerekir. Çünkü hukuki yarar ilkesi uygulamada dava şartı olarak kabul edilmektedir. Davacıların talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların ve asli müdahil köy tüzel kişiliği vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve asli müdahile iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......