.....
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dai.......verilen 07.09.2012 gün ve 329/270 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, adına tapuda kayıtlı 111 da 12 sayılı parselin 2133,03 m2 yüzölçümlü olduğunu, aynı ada 13 sayılı parselin ise davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, ancak kadastro tespiti sırasında 2 taşınmaz arasında biriketten oluşan sınır gözönünde bulundurulmayarak biriket duvar ile arsası arasında bulunan dikenlerin olması nedeniyle yaklaşık 4 metre genişliğinden 30 metre uzunluğunda 100 m2 taşınmazının davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan 111 ada 13 sayılı parsel ile birlikte tespit ve tescil edildiğini açıklayarak bu kısmın davalıların tapusundan iptali ile adına tapuya tesciline, davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesinin, avlunun kaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, "... davacının davasının kabulü ile dava konusu 111 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda A ve B harfleriyle gösterilen kısımların dava konusu 111 ada 12 parsele dahil edilerek taşınmazın 2198,88 m2 yüzölçümü ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 111 ada 13 sayılı parselin 774,95 m2 yüzölçümü ile 1/2 payının davalı ... 1/2 payının da ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar tarafından A ve B harfleriyle gösterilen bölümlerine yapılan müdahalenin önlenmesine, duvar dışında kalan tel avlunun kaline... " karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve satın alma hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle krokide A ve B harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkeme'nin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu ............
ada 13 ve dava dışı davacılara ait 12 sayılı parselin kadastro tespitlerinin 2007 yılında yapıldığı, kadastro tutanaklarının 2008 yılında kesinleşmesiyle 13 sayılı parselin tespit malikleriyle 12 sayılı parselin tespit malikleri ..........ve altı arkadaşı adına tapu kaydının oluştuğu, ...... ve arkadaşlarının 26.03.2009 tarihinde tapuda yaptıkları satış ve devirle 111 ada 12 sayılı parsel......oğlu ...'e (davacı) devrini sağladıkları saptanmıştır.
Davacı, 26.03.2009 tarihinde kadastro tapusu oluştuktan sonra 12 sayılı parseli kayıt maliklerinden satın aldığına göre davacının şahsi hakkı TMK'nun 719. maddesi uyarınca tapudaki miktar ve çapı kapsamı ile sınırlıdır. Saptanan bu durum karşısında davacının kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak taşınmazın bir kısmının davalılara ait parsel içerisinde kaldığı gerekçesiyle iptal ve tescil isteğinde bulunamaz. Fazla kısım için satıcıların dava haklarını devraldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgede dosya arasında yer almamaktadır.
Şu halde davacının şahsi hakkı 111 ada 12 parselin tapu kaydında yazılı 2133,03 m2 ile sınırlı bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kabul şekline göre de 111 ada 13 sayılı parselin tapu kaydının iptaline karar verilmeden tescile karar verilemez........, doğru ve sağlıklı sicil oluşturmak kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Verilen hüküm fıkrası açıklanan bu durum karşısında infaza elverişli olmayıp duraksama yaratmaktadır.
Davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...............
Full & Egal Universal Law Academy