MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu Belediye aleyhinde kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat ilamına dayalı olarak, ilam kesinleşmeden takibe başlanılmış, borçlu vekili ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğundan HMK'nun 367. maddesi ve de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesi ve 6111 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi gereğince kesinleşmeden takibe konulamayacağı ve de 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca İdareye ödeme için başvurulmadan takibe başlanılamayacağından bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğu, kesinleşmeden takibe konamayacağı ve de 2577 sayılı Yasa 28. maddesi gereğince İdareye ödeme için başvurulmadan takibe başlanılamayacağından takibin iptaline karar verildiği, alacaklı vekilince kararın temyiz edildiği görülmektedir.
HMK'nun 367/2. maddesi gereğince taşınmaza ve buna ilişkin aynı haklara dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Geçici 6. maddesinde ve 6111 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi ile getirilen değişiklik haciz yasağı ile ilgili olup yasada, kamulaştırmasız elatma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamların kesinleşmeden veya kesinleştikten sonra takibe konulmasına engel bir hüküm bulunmamaktadır.
Somut olayda, kamulaştırmasız elatma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamda taşınmazın mülkiyeti tartışma konusu yapılmayıp, tazminat hususu tartışıldığından, ilam taşınmazın aynı ile ilgili kabul edilemez ve HMK'nun 367 /2. maddesi kapsamına da girmediğinden, kesinleşmeden takip konusu yapılabilir, yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında ki Kanun hükümleri aynı Yasa'nın 1. maddesi gereği Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıklarda uygulanabilir, Adli Yargı Mahkemeleri kararları infazında uygulanamaz.
.//..
2012/14158-2013/1628 -2-
Bu durumda, Mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenlemler nazara alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçelerle kabulüyle takibin iptali yönünden hüküm kurulması isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.02.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.