..........
.......aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ........Mahkemesi'nden verilen 07.11.2012 gün ve 3/174 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak kadastro çalışmaları sonucunda davalı Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilen 145 ada 88 parsel içinde kalan 18.500 m2'lik yerin davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları davacı lehine gerçekleştiğinden 28.06.2012 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 12.717,19 m2'lik yerin davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, dava konusu 145 ada 88 parsel 26.10.2001 tarihinde senetsizden hali arazi vasfı ile tespit edilmiş ve tutanağın itirazsız olarak kesinleşmesi ile tapuya tescil edilmiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler 145 ada 88 parselin dava edilen bölümünün 30 yılı şakın süredir davacının zilyetliğinde olduğunu bildirmiş ise de, 25.06.2012 tarihinde icra edilen keşiften önce taraflara delillerini bildirmeleri için süre ve imkan verilmeden resen belirlenen yerel bilirkişi beyanları ile yetinilmiştir. Davacı taraf zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Zilyetlik maddi olaylardan olup 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi uyarınca tanık ve yerel bilirkişi dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanması mümkündür.
Böyle bir taşınmazın niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Ne var ki taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
O halde; tespit tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1971-1981 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden, getirtilerek dosyaya eklenmesi, taraflara delillerini ibraz etmeleri için süre ve imkan verilerek, bildirilmesi halinde yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılması aynı Kanun'un 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün
.......
olduğunca keşif yerinde dinlenmesi, uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları ve Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek paftaların keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise düzenlendikleri (1971-1981 yılları arasında düzenlenen paftalar olacak) tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, teknik bilirkişiye tescil konusu yerin pafta üzerinde işaret ettirilmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk defa kim tarafından ve ne şekilde kullanılmaya başlandığı, ekonomik amacına uygun zilyetliğin dava tarihine kadar ne şekilde, kim tarafından ve hangi nedenle sürdürüldüğünün sorulması, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, HMK'nun 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip Mahkeme Hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konularak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.........
Full & Egal Universal Law Academy