MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... vasisi ...ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 08.07.2010 gün ve 391/362 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 26.04.2007 havale tarihli harcı tahsil edilen dava dilekçesinde özetle; vekili ile davalının 27 yıldan beri evli olduklarını, ancak tarafların aralarında anlaşamamaları nedeniyle boşanma istediklerinden iş bu davayı açmak zarureti hasıl olması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 02.10.2007 tarihli dilekçesi ile: müvekkili ile davalının yıllardan beri ayrı yaşamakta olduklarını, ancak evlilik birliği içerisinde birisi ...’da diğeri ... ilçesinde olmak üzere iki tane ev alındığını, alınan evlerin davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu açıklayarak öncelikle taşınmazların tapu kayıtları üzerine tedbir konulmasını ve ... ilçesindeki evin tazminat olarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Bu talep nedeniyle herhangi bir harç tahsili yapılmamıştır. 26.06.2008 tarihli oturumda davacı vekili "tarafların hem ...’da hemde ...’daki evlerini evlilik birliği içerisinde birlikte çalışarak kazandıklarını, ...’da ki evin mülkiyetinin tazminat olarak verilmesini talep ettiğini" tekrar etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 22.10.2009 tarihinde boşanma davasının kabulüne, davacı ... ile davalı ... ...’un boşanmalarına, davacının evlilik birliği sırasında edinilmiş mallara katkı payına ilişkin talebinin boşanma davasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar, taraflara tebliğ edilmiş, temyiz edilmediğinden 07.12.2009 tarihinde kesinleştirilmiştir. Tefrik edilen dosya Mahkeme'nin 2009/391 Esasına kaydedilerek yargılamaları yapılmıştır. Davacı vekili 30.03.2010 tarihli 3 nolu oturumda, bilirkişi raporuna bir diyeceklerinin olmadığını, bu rapor gereğince eksik harcı ikmal etmek için süre talep ettiklerini tekrarlamıştır. Süresi içerisinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Ma... Mahkemece, mal rejiminden kaynaklanan davanın kabulüne, 2 adet evin dava tarihi itibariyle toplam değeri olan 83.208,00 TL'nin ½ oranındaki katkı payı karşılığı 41.604,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde dilekçesinde yazılı nedenlerle davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; davacı ...’un ... 1. Noterliği'nde 06.10.2006 tarihinde bizzat kendisinin Avukat ... ...’yi vekil tayin ettiği görülmüştür. ... 2. Noterliği'nin 07.06.2007 tarihli genel vekaletnamesi ile ... vasisi ...’in avukat ... ...’yi vekil tayin ettiği belirlenmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.06.2005 tarih 2000/593 Esas, 2001/126 Karar 2005/12 Müteferrik Karar numaralı kararına göre, ...’a 2000/593 Esas'ta kayıtlı dosyada vasi olarak atanan İrfan ...’un vasilikten vazgeçmesi nedeniyle ...’in vasi olarak atandığı belirlenmiştir. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğine göre, davacı ile davalının 20.07.1979 tarihinde evlendikleri görülmüştür. Davacı hakkında yapılan emniyet araştırmasına göre, ...’un polis memurluğundan malulen emekli edildiği, ruhsal sağlığının
bozuk olduğu, evde tek başına yaşadığı belirlenmiştir. Davalının ise, ilk okul öğretmeni olduğu bildirilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 01.10.2007 tarih 2007/846-840 Esas ve Karar sayılı kararı ile, vasi ...’in boşanma davasını takip edebilmesi için husumet izni verildiği saptanmıştır. Şevkiye mahallesi 6 ada 6 nolu parsele ilişkin tapu kaydı getirilmiştir. Bu yerin kadastroda 18.06.1985 tarihinde tam mülkiyet üzere ... ... adına tescilli olduğu belirlenmiştir. 1415 ada 25 nolu parsele ilişkin tapu kaydı getirilmiştir. 1. kat 4 nolu bağımsız bölümün mesken niteliği ile tam mülkiyet üzere satış yoluyla 27.08.2001 tarihinde ... ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Eldeki dosya boşanma dava dosyasının nihai kararı ile birlikte tefrik edilmesinden sonra ayrı bir esasa kaydına müteakip talimatla hukukçu bilirkişilerden rapor alınmıştır. Dosyada mevcut 18.03.2010 tarihli bilirkişi raporunda, karara esas alınan rakamın açıklandığı görülmüştür. Noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen nüfus kayıt örneğine göre, davacı ...’un 19.08.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Veraset belgesine göre, mirasçısı olarak davalı ile müşterek evliliklerinden 1980 ve 1983 doğumlu kızlarının kaldıkları anlaşılmıştır.
Açıklanan olgular tarafların ve Mahkeme'nin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık ... 1. Noterliği'nde 06.10.2006 tarih ve 07733 yevmiye numaralı genel vekaletnamenin düzenlendiği tarihte davacı ve vekil tayin eden ...’un Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2000/593 Esas, 2001/126 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere kısıtlı olması nedeniyle bizzat vekil tayin etmesinin hukuken geçerli olup olmadığı ve bu vekaletnameye göre açılıp yürütülen ve karara bağlanan dava dosyalarındaki kararların geçerli bulunup bulunmadığında toplanmaktadır. Ne var ki, daha sonradan vasi tayin edilen kişi, aynı avukata vekaletname vermekle başlangıçta sakat olan hukuki işlemin sonradan geçerli hale gelip gelmediği bir başka hukuki sorun olarak karşımıza çıkmakta ise de, boşanma kararı temyiz edilmeksizin kesinleştirilmiş ve infaz edilmiştir. Artık bu konunun burada tartışılması Dairemiz'in görev alanı dışındadır. Ancak, boşanma dava dosyası açıldığı tarihte harcı ikmal edilmeden katkı payı veya yasal edinilmiş mallara katılma alacağı nedeniyle açılmış bir davadan söz etme olanağı da bulunmamaktadır. Çünkü, 492 sayılı Harçlar yasasının emredici hükümlerine göre, maktu harç veya belirli bir nispi harç alınarak açılmış bir dava söz konusu değildir. Davacı vekilinin 02.10.2007 tarihli dilekçesi nedeniyle ...’daki taşınmaz için tazminata yönelik isteminin Mahkemece mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan bir alacak davası olup olmadığı açıklattırılmamış, bununla ilgili harçları tamamlattırılmamış, dosya tefrik edildikten sonra da harcı alınmaksızın yargılamaya devam edilmiş, ancak, bilirkişi raporundan sonra taşınmazların dava tarihi itibariyle değerlerinin belirlenmesi üzerine noksan harcın ikmali yoluna gidilmiştir. Davacı tarafın 02.10.2007 tarihli dilekçesi mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir dava olarak dikkate alınmış ise, bu dilekçe de fazlaya ilişkin talepler de saklı tutulmamıştır. Vasinin, mal rejiminden kaynaklanan davanın takibi için almış olduğu bir yetki de bulunmamaktadır. Öte yandan, Mahkeme kararından sonra noksanın tamamlanması yönüyle getirtilen evrak kapsamına göre, davacının 19.08.2011 tarihinde öldüğü belirlendiğine göre, mirasçılarına kararın tebliğ edilmediği ve davada taraf teşkilinin sağlanmadığı saptanmıştır. Bu nedenle davanın ölen davacının veraset belgesindeki mirasçılarına yöneltilmesi ve davada taraf teşkilinin sağlanması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabul ile Usul ve Kanuna aykırı olan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 617,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy