MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
Tülin Çetin ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.10.2012 gün ve 447/538 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına tescil edilen 7039 parselde 9 numaralı bağımsız bölümün edinilmiş mal olduğunu, boşanma davası açılmadan önce kredi borçlarının bitirildiğini, boşanma davasının açıldığı tarihten sonra taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişiye satışla devredildiğini açıklayarak, fazla hakları saklı tutulmak kaydıyla 30.000 TL. katılma alacağının dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, uyuşmazlık konusu taşınmazın miras bırakanı-babasından intikal eden taşınmaz satışından gelen parayla alındığını, davacının katkısı olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 22.615,60 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 22.6.2002 tarihinde evlenmiş, 27.5.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve 15.12.2011 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Dava konusu mesken nitelikli 7039 parselde 1/12 arsa paylı 9 numaralı bağımsız bölüm 24.12.2004 tarihinde satın alma suretiyle davalı adına tescil edilmiş, bilahare 23.6.2009 tarihinde satış suretiyle dava dışı üçüncü kişiye devredilmiştir.
TMK.nun 179.maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK.nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2.maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. TMK.nun 222/3.fıkrası hükmüne göre bir eşin evlilik birliği içinde edindiği tüm malları, aksi kanıtlanıncaya kadar edinilmiş mal kabul edilir. Belirtilen maddede getirilen edinilmiş mal karinesine rağmen bu malın edinilmiş mal olmayıp, kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda, davacı taraf dava konusu taşınmazın edinilmiş mal olduğunu, kredi ödemelerinin evlilik birliği içinde tamamlandığını açıklayarak alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ise kredi ile
tamamlanan kısım dışında satış bedelinin miras bırakanı-babasından intikal eden 635 parsel sayılı taşınmazın 27.1.2004 tarihinde satılıp, hissesine düşen satış bedelinin banka hesabına aktarılması ve bu parayla 26.2.2004 tarihinde 691 ada 1 parselde D Blok 1 numaralı taşınmazın satın alınıp, bilahare 03.11.2004 tarihinde satılması sonucu gelen paradan karşılandığını, başka bir anlatımla nizalı taşınmazın alım bedelinin büyük bölümünün kişisel mal grubundan ödendiğini bildirmiştir. Davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; davalının miras bırakanına ait taşınmazın satış parasıyla alındığı iddia olunan yukarıda ada ve parsel numarası yazılı taşınmazın davalı adına alım ve satım tarihlerini içerir resmi akit tablolarıyla birlikte tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğünden getirtilmesi, ilk taşınmazın alım-satım ve nizalı taşınmazın alım tarihlerinin dosya içinde mevcut davalının banka hesap hareketleriyle karşılaştırılması, dava konusu taşınmazın alım bedeline davalının kişisel mal grubundan ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmeye çalışılması, nizalı taşınmazın alım bedelinin kısmen davalının kişisel mal grubundan karşılandığının tespiti halinde, varsa TMK.nun 219/5. maddesine göre kişisel malların gelirlerinin de aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mal sayılacağının dikkate alınması, mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle mevcut kredi borcunun gözetilmesi, bundan sonra edinilmiş malda katılma alacağı isteğine ilişkin bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) hüküm kurulmasıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 335,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.