MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.09.2011 gün ve 429/303 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı ... taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ve ... dava dilekçelerinde, imar sonucunda 50966 ada 2 parsele revizyon gören 3648 ada 1 parsel sayılı taşınmaz'ın 117 m2'lik kısmında davacılardan ...'nin 1974 yılında gecekondu inşa ettiğini, aynı taşınmazın 137 m2'lik kısmının ... 'e ait iken 1987 yılında ... 'e ve bu şahıs tarafından 1992 yılında davacı ...'e satıldığını, taşınmazın tapuda ... Kızı ... adına kayıtlı olup kayıt malikinin 21.02.1945 tarihinde ölümü ile geriye ...'nun kaldığını açıklayarak her iki davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Birleşen 2010/ 15-4 Esas, Karar sayılı davada, aynı taşınmaza ilişkin olarak davacı ... oğlu ... taşınmaz üzerinde bulunan 174 kapı nolu 200 m2'lik, ... oğlu ... ise 166 kapı nolu 190 m2'lik gecekondu ve arsası niteliğindeki bölümlerine 1974 yılından beri zilyet olduklarını açıklayarak tapu kaydının iptaliyle adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davacılar lehine TMK'nun 713/2. maddesindeki kazanma şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacılar lehine ölüm nedenine dayalı olarak kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ve kayıt maliki ... kızı ... mirasçısı olduğu belirtilen dahili davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu 50966 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1135/2915 hissesi imar uygulaması sonucunda ... kızı ... adına tescil edilmiş olup bu parsele revizyon gören 3380 ada 1 parsel kadastro çalışmaları sonucunda 25.05.1956 tarihinde 40/120 hisse itibariyle ... kızı ... adına tescil edilmiştir. Tapu kaydı dava tarihine kadar intikal görmemiştir. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacılar tarafından ayrı ayrı olarak kullanılan bölümlerinin 1975-1978 yıllarından beri davacıların zilyetliğinde olduğunu açıklamış isede, Mahkemece davacının TMK'nun 713/2 maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan, ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş nedenlerinden hangisine dayandığı açıklattırılmadığı gibi, kayıt malikinin mirasçıları usulüne uygun olarak belirlenip taraf teşkili de sağlanmamıştır.Dava TMK.nun 713/2. maddesine dayalı mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında dava, kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. TMK'nun 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesi mümkündür. Çünkü bu tür davalar kamu düzeni ağırlıklı davalar olup, bir bakıma re’sen araştırma ve inceleme ilkesine tabi bulunmaktadırlar. Ne var ki yukarıda açıklandığı üzere eldeki dava da taraf teşkili sağlanmamış ve deliller de toplanmamıştır. Bu halde mahkemece, kayıt maliki ... Kızı ... ait (Hazine hasım gösterilmek suretiyle) veraset belgesi temin edilerek kayıt malikinin kimliğinin tespit edilmesi veraset belgesinin alınması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, kayıt malikinin ölü olduğunun saptanması halinde mirasçılarına davanın yöneltilmesi, 6100 sayılı HMK' nun 31. maddesi gereğince davacıdan TMK'nun 713/2 maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan, ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş nedenlerinden hangisine dayandığının açıklattırılması, dayanılan hukuki neden açıklattırıldıktan sonra taraflara delillerini sunmak üzere süre ve imkan verilmesi, taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra TMK.nun 713/1 ve 2.fıkralarında yer alan tüm olumlu ve olumsuz koşulların saptanması; kayıt maliki mirasçı bırakmadan ölmüş ise, murisin terekesi TMK.nun 501. maddesi gereğince doğrudan ve kanunlar gereği Hazineye intikal edeceğinden, bu tür taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığının düşünülmesi (Hazineye kanunlar gereği intikal eden veya edecek taşınmazlar; 1-Padişah malları 2-Mirasçı bakımından ölen kişinin terekesi 3-Kaçak ve yitik şahısların malları, 3402 s.K.nun m.18 ve 766 s.TK.nun m.33/son fıkrası), ondan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Öte yandan TMK.nun 713/2. fıkrasında belirtilen hukuki sebeplere dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında; kayıt malikleri ya da mirasçıları veya onların halefleri yargılama giderleriyle sorumlu tutulamazlar (...nun 17.2.2010 tarih, 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararı). Bu tür davalarda harcın davacı taraftan alınmasına, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden dahili davalı ... Tüfekçioğlunun harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması da doğru olmamıştır. Davalı Hazine vekili ile dahili davalı ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.633,95 TL peşin harcın davalı ...'na iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.