MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın önlenmesi
...ile ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.04.2012 gün ve 504/769 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tarafların dava dilekçesinde konumu açıklanan bitişik evlerde ikamet ettiklerini, davalı ...’nin zemin katta bulunan evini dışarıya doğru 1 metre kadar genişlettiğini, bu şekilde vekil edeninin dubleks evinin üst katında bulunan yatak odası ve banyo pencerelerine bitişik hizada teras-dam oluştuğunu, davalı ...’in ise davacıyla aynı hizada bulunan dairesinin mutfağından bu yere kapı açarak burayı balkon olarak kullanmaya başladığını, davalıların burada mangal yakmak, aile kavgası yapmak gibi rahatsızlık verici davranışları olduğunu açıklayarak davalıların ihtilaflı yere elatmalarının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., teras gibi kullanılan alanın kendisine ait olduğunu bildirmiştir.Davalı ..., kimseyi rahatsız etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davalıların kullandıkları terasın komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırları içinde değerlendirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki hüküm tarafların temyizi üzerine Dairenin 12.02.2009 tarih ve 2008/6527 Esas, 2009/803 Karar sayılı ilamıyla özet olarak “….Hükmün infaza olanaklı olmadığı, mahallinde keşif yapılarak teknik bilirkişilere nizalı taşınmazın yan kesit krokisinin düzenletilmesi, ihtilaflı yerin işaretletilmesi, tanık beyanları ile ihtilafın kaynağına ulaşılıp, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması…” gereğine işaretle bozulmuştu.Mülkiyet hakkının aşırı, taşkın veya sorumsuz kullanılmasından olumsuz yönde etkilenen veya zarar gören her taşınmaz maliki veya o taşınmaz üzerinde ayni veya şahsi hakkı nedeniyle fiili hakimiyeti bulunan şahıslar komşu sayıldıklarından elatmanın önlenilmesi davası açabilirler. TMK'nun 737. maddesine göre, herkes taşınmaz mülkiyetinden
doğan yetkiyi kullanırken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Mahkemece bozma ilamına uyularak mahallinde keşif icra edilmiş, tarafların meskenleri ile nizalı bölümü gösterir teknik bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiş inşaat mühendisi bilirkişinin 10.03.2010 tarihli raporunda davalı ...'in mutfak kapısı önünde başlayıp davacının evinin tüm arka cephesi boyunca devam eden 2 m x 7 m uzunluğunda bulunan balkon vasıflı yerin davaya konu olduğunu, davacının yatak odası ve banyo pencerelerinin önünde yer alan öncesinde mevcut olmayan nizalı yerin davalıların kullanımında olduğunun belirlendiğini ve davacının mahremiyetinin ihlal edildiğini bildirmiştir. Açıklanan bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, toplanan delillerle örtüşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1.bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy