MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Hazine ile ... aralarındaki elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne dair ... Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.06.2012 gün ve 165/218 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu ...İli İncesu İlçesi ... Köyü sınırları içerisinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan Hazineye ait 7.547,93 m2 yüzölçümlü taşınmaz malla ilgili 29.09.2009 ve 21.04.2010 tarihlerinde mahallinde yapılan tespitte taşınmaz üzerinde davalı ... tarafından tek katlı mesken ve müştemilatının yapıldığının tespit edildiğini, Hazine arazisinin fuzulen işgalinden dolayı ecrimisil ihbarnamesi gönderdiklerini açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Hazineye ait ve davalı tarafından herhangi bir hukuki nedene dayanmaksızın kullanılan yere ilişkin olmak üzere elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesini, taşınmazın boş olarak teslimini istemiştir.
Davalı ... vekili, Hazine'nin elatmanın önlenmesini isterken davalının taşınmazda kiracı olduğunu unuttuğunu, davalıya açıkça, yaptığını yık ve buradan çık dendiğini, tahliye istenmesinde davacının hukukça kabul edilebilir bir menfaati olmayıp süreli bir kira sözleşmesi de bulunmadığını, Hazine'nin haksız ve kötüniyetli olduğunu, ev ve müştemilat, ağaçlar ve çubukların yıkılmasının iyiniyetle izah edilemeyeceğini, dava konusu yeri müvekkilinin imar ihya ettiğini, kiralanan yerde ev, bağ, bahçe yaparak taşınmazın değerini artırdığını, illa tahliye isteniyorsa ilk kullanma tarihinden itibaren taşınmazda meydana gelen değer artışı keşif yapılarak tespit edilip müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davacının tahliye isteğinin sebebi taşınmazın satışını temin etmek ise davalının da taşınmazın alıcısı olmaya hazır olduğunu, ciddi olarak taşınmazda değer artışı yapılmış olup taşınmaz üzerindeki ev ve ağaçların bedelinin çok net şekilde taşınmazın çıplak değerinden fazla ettiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile teknik bilirkişinin 13.04.2012 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile belirtilen taban alanı 172,56 m2 tek katlı kargir evde ve B harfi ile
gösterilen 7428,28 m2 lik bağ dikili alanda davalının elatmasının önlenmesine, bilirkişi raporunda belirtilen yerler üzerindeki ev ve müştemilatı, bağ, çeşitli meyve fidanlarının kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın Saraycık Köyünde 1964-65 yıllarında yapılan kadastro çalışmalarında yasa gereği “taşlık” olarak tapulama harici bırakıldığı, tapuda kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki husus dışında yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esasa dair bölümünün ONANMASINA,
Dava 15.000 TL değer üzerinden harcı ödenerek açılmış, yargılama sırasında bina, arsa ve ağaçların değer toplamı 137.853,39 TL olarak takdir edilmiş ve Mahkemece bu değer üzerinden 12.721,20 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davanın niteliği itibarıyla davada, HUMK'nun 413 ve 492 Sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından ( 4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur. Bu durumda dava elatmanın önlenmesi ve kal isteğini içerdiğine göre elatılan yerin değeri yanında yıkımı istenen bina ve diğer muhdesat değerleri dikkate alınarak toplam değer üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca davanın davacısı, Hazine olup yasa gereği Hazine'nin harçtan muaf olması sebebiyle keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harcın tamamlanmadığından da söz edilemez. Bu açıdan bakiye harcın hükümle birlikte davada haksız çıkan davalıya yüklenmesi ve tamamlanmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi Hazine'nin açtığı davada, davalı adına ortada bir kayıt bulunmadığından 6099 sayılı Kanunun 16.maddesi ile yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/A maddesinin olayda uygulanamayacağında da tereddüt etmemek gerekir.
Ancak vekalet ücreti takdirinde dikkate alınan değer belirlenirken bu hususta 19.4.2012 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı Hazine vekilinin “değerin arsa değeri üzerinden hesaplanması doğru değildir, tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekir, ek rapor alınmasını istiyoruz” şeklindeki beyanı da dikkate alınarak taşınmazın zemin değerinin arsa değil, tarım arazisi olarak tespit edilerek belirlenecek bu değerin dikkate alınması gerekirken konumu sebebiyle arsa olduğundan söz edilerek hatalı şekilde arsa değerinin dikkate alınması ve belirlenen bu yüksek değere göre davalı aleyhine yazılı şekilde fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün vekalet ücreti bakımından 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy