MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Hazine ile ..., ... ve müşterekleri, ... Metal AŞ. birleşen dosya davalıları ...., ...., ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.05.2010 gün ve 84/131 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi ise davalılar ... ve ... Metal A.Ş. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalılardan ... ve ... vekili davalılar ..., ..., ..., Mühendislik Ltd.Şti., ... Proje Müşavirlik Ltd.Şti. (ek kararla temyiz isteği reddedildi.), ... temsilcisi ve ... taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılardan ... ve ... Metal A.Ş. Av. ... ve karşı taraftan davacı Hazine vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, 113 ada 4 parselin öncesinde Hazine'ye ait yol niteliği ile tesbit harici bırakılan yerlerden iken ihdasen ...Belediyesi adına tapuya tescil edilip, belediye tarafından yapılan imar uygulaması işleminde kısmen imar uygulamasına alınarak uygulamaya giren dağıtım neticesinde 141 ada 1 ve 2, 142 ada 2, 145 ada 3 ve 4, 145 ada 5 ve 6, 146 ada 1 ve 3 parsel numaralarını aldığını, sonrasında da davalı kişi ve şirketlere satıldığını, taşınmazların uygulama sonrasında da imar mevzuatı gereği yol niteliği ile kamu hizmetine tahsis amacı ile Hazine adına tescil edilmesi gerekirken buna uyulmayarak taşınmazların davalılar adına tescilli göründüğünü, ihdas ve satış işlemleri muvazaalı olduğu için yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, adına tescilli görünen davalıların taşınmazlarda yasal hiçbir hakları bulunmadığını, taşınmazları satın alacak durumda olmadıkları gibi satış bedelinin dahi belirtilmemiş olması karşısında satışın ortadan kalktığını, geçersiz hale geldiğini, satışların alelacele birer gün ara ile yapıldığını, taşınmazların öncesi yol niteliği ile tespit harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup davalılardan ... Mühendislik Ltd.Şti.'nin davalılardan ... Belediyesi'nin imar işlerini üstlendiğinden taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu açıklayarak davalılar adına gözüken 141 ada 1 ve 2, 142 ada 2, 145 ada 3 ve 4, 145 ada 5 ve 6, 146 ada 1 ve 3 parsellerin tapusunun iptali ile mülkiyetinin yol niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı olarak gösterilen ... Belediyesi, ...Mühendislik Ltd.Şti., .... Metal San. ve Tic. A.Ş., ... Mühendislik İnş.San.Tic. Ltd.Şti, ..., TR Proje Müşavirlik Ltd.Şti., ... ile ... benzer savunmalarında, imar mevzuatından doğan davada idare mahkemesinin görevli bulunduğunu, belediyenin kapanan yol olan taşınmazı ihdasen adına tescil ettirmesinin 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 21.maddesine göre doğru olduğunu, daha sonra ihale ile satışlardan alan davaların da 1023.maddesine göre iyi niyetlerinin korunması gerektiğini, Hazine'nin hukuki menfaati olmadığı halde dava açtığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, bu dosya ve birleşen ... Esas sayılı dosyalarda davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile; ... Köyü'nde 113 ada 4 nolu parselden revizyon sonucu oluşan 141 ada 1 ve parsellerde davalılar ..., Belediyesi, 145 ada 3 parselde davalılar ..., ... ve ..., 142 ada 2, 145 ada 4, 5 ve 6 parsellerde davalı ... San. ve Tic. A.Ş., 146 ada 1 parselde davalılar ... ve Kurtpınar Belediyesi ile 146 ada 3 parselde davalı ... adlarına kayıtlı tapuların iptali ile davacı ... tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalılar ... ve ... Metal A.Ş. vekili, davalılardan Çağrı ve Hazal vekili Av...., davalılar ..., ..., ..., ..., davalı .... ile ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden 113 ada 4 parselin öncesinin kadastro çalışmalarında yol olarak bırakıldığı ve yoldan ihdasen 20.7.2004 tarihinde ... Belediyesi adına oluşturularak 2006 yılında imar uygulamasına tabi tutulduğu, oluşan dava konusu parsellerin ihale yolu ile değişik gerçek ve tüzel kişilere satışının yapıldığı, tapuda birtakım el değiştirmeler olduğu, emsal dosyalarda da farklı parsellerle ilgili olarak idari yargı yerinde açılan davalar sonunda şüyulandırma işlemlerinin (Belediye Encümen kararlarının) iptali yönünde İdare Mahkemesi kararları bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenirliği), bir diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
Somut olayda, sicil kaydı iptal edilen ve kabul kapsamına alınan taşınmazlar yönünden kaydın dayanağını teşkil eden idari işlemin iptal edilmesiyle, sicil kaydının TMK.'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği ve sicilin iptaline karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır. Ne varki, somut olayın özelliğine göre, taşınmazın imar öncesi durumunun açıklığa kavuşturulması, eldeki davanın çözümü bakımından önem arzeder.
Dosya içeriğine göre, kabul kapsamına alınan yerlerin kapanmış yol niteliğinde olduğu sabit olup, bu tür özellik taşıyan taşınmazların 3194 sayılı Yasanın 17. maddesi hükmü uyarınca Belediye adına tescil edilmesini, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 21. maddesi hükmü de kapanmış yolların içinde bulunduğu tüzel kişi adına tescilini öngörmüştür. Öyle ise, taşınmazların imar öncesinde Hazine ile bir mülkiyet bağlantısı bulunmadığına göre, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek davacı Hazine tarafından dava konusu edilen taşınmazlar bakımından davanın tümü ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirmeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle, imar işleminin iptal edilmiş olması da Hazine'ye mülkiyetten kaynaklanan bir hak bahşetmeyeceğinden, neticeye etkili değildir.
Diğer yandan, dosyada bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinde tapu kaydının iptaline karar verilen taşınmazlardan 145 ada 3 parselin 16.607,72 m2 miktarı ile arsa vasfında 23.8.2006 tarihinde imar uygulaması sebebiyle 149457/1660772 payı Hacı oğlu ..., 1511315/1660772 payı ... Belediyesi adına iken belediye payının 18.1.2007 tarihinde ...’a, ...’ın ise 18.1.2007 tarihinde 1411315/1660772 payını kendi üzerinde ipka ile 25000/415193 payını Ahmet oğlu ...’a sattığı, devamında ifrazen taksim nedeniyle bu sayfanın 25.1.2007 tarihinde kapandığı, 145 ada 4, 5 ve 6 parsellerin oluştuğu anlaşılmasına rağmen tapu sicilinden terkin edilmiş bulunan 145 ada 3 parselle ilgili de iptal tescile karar verilmesi ve bu parselde malik görünen ..., ... ve ... ile dava konusu taşınmazlarda malik olmadıkları anlaşılan ... Mühendislik İnşaat Tic.Ltd.Şti ile ...Mühendislik Ltd.Şti. bakımından husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi da doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... Metal A.Ş. vekili, davalılardan ... vekili Av...., davalılar ..., ..., ..., ..., davalı .... ile ... temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı Hazine'den alınıp, Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'a verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.