.......
Ali Karataş ile ... ve müşterekleri, vasi ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair....... Mahkemesi'nden verilen 08.05.2012 gün ve 57/59 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR
Davacı, dava dilekçesinde ada ve parsel numaralarını belirttiği taşınmazların kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazların dedesinden kaldığını ve kendisine ait olduğunu açıklayarak davalılar uhdesinde bulunan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. 07.06.2011 günlü ilk oturumda ise taşınmazların dedesinden kaldığını, taksim sonucunda kendisine isabet ettiğini, bu durumun süre ve imkan verilirse şahit ve diğer delillerle ispat edeceğini açıklamıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu gayrimenkullerin dedesinden kalma olduğunu iddia etmesine rağmen tek başına dava açtığını belirterek davanın öncelikle husumet yönünden reddini savunmuştur. Ayrıca davalı ... 07.06.2011 tarihli oturumda, davacının yeğeni olduğunu, babasından kalan yerleri taksim ettiklerini, herkesin yerini aldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vasisi ...Mahkemesi aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde babası ...'a vasi olarak tayin edildiğini, halen vasilik görevini yaptığını belirterek babası adına yapılacak yazışma ve tebligatların bildirdiği adresine gönderilmesini istemiştir.
Diğer davalılara, dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği halde, yargılama oturumlarına katılmamışlar ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu 118 ada 74, 75, 76, 77, 78 ve 79 parsel sayılı taşınmazların belgesizden tarla niteliğiyle davalı ..., ......., ... adlarına tam mülkiyet üzere tespit edilmiş ve kadastro tesbitleri itirazsız olarak 28.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
.......
Bu durumda, uyuşmazlık, nizalı taşınmazların, taraflara kök muristen kaldığı, ancak, davacının iddiası gereğince taksim sonucunda kendisine isabet edip etmediğinde toplanmaktadır. Hal böyle olunca davacının taksim olgusunu ispat etmesi için kendisine süre ve imkan verilmesi, bundan sonra taksim olgusunun yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davacının ilk celsedeki yazılı beyanı gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy