........
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ....... verilen 26.04.2012 gün ve 352/201 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; 156 ada 14 parsel sayılı taşınmazın çalılık vasfıyla, 171 ada 62 parselin ise çamlık ve taşlık vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, ancak 14 nolu parselin vekil edenine babasından intikalen ve taksimen kaldığını, 62 nolu parselin ise vekil edeni tarafından dava dışı........satın alındığını, her iki taşınmazdaki zilyetliğinin 50-60 yıldan fazla olduğunu, iki taşınmazın da kültür arazisi vasfında olduğunu açıklayarak taşınmazların davalı Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu 156 ada 14 parsel sayılı taşınmazın çalılık vasfında, 171 ada 62 parselin ise çamlık ve taşlık vasfında olması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, davacının uzun süreli bir zilyetliğinin bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşımazların tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 171 ada 62 parsel sayılı taşınmaz bakımından dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut delillerin Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, bu taşınmazın davacı tarafından 30-40 yıl önce dava dışı......... satın alındığı, önceleri buğday, arpa ve burçak ekilmek suretiyle kullanıldığı, hayvan gücü kullanılarak yapılan çiftçilik işinin terk edilmesinden sonra ise zeytinlik olarak kullanıldığı dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların birbirini tamamlayan beyanlarından anlaşıldığına göre bu parsel için Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı Hazine vekilinin 171 ada 62 nolu parsele yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
.......
Dava konusu 156 ada 14 parsel sayılı diğer taşınmaza gelince; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar bu taşınmazın davacının babasından davacıya kaldığını, davacının önceleri buğday, arpa ve burçak ekmek suretiyle tarım yapıldığını ancak, hayvan gücünden yararlanılarak yapılan çiftçilik işinin terk edilmesinden sonra ise zeytinlik olarak kullandığını söylemişlerdir. Dava dilekçesinde de bu taşınmazın davacıya babasından intikalen ve taksimen kaldığı açıklandığına göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın intikal şekli (taksim, satış, bağış v.s.) üzerinde durulması dava şartı bakımından önemlidir. Dava koşulu, kamu düzeniyle ilgili olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi taşınmazın davacıya geçiş şekli mahkemece kendiliğinden araştırılıp belirlenmelidir. Bu durumda davacının babasının nizalı taşınmazı sağlığında davacıya satış ya da bağış yapıp yapmadığı, yapmadıysa davacı dışında başka mirasçısının bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması ve toplanan deliller değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu konular araştırılmadan noksan soruşturmayla yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle diğer hususlar şimdilik inelenmeksizin hükmün 156 ada 14 parsel sayılı taşınmazla ilgili bölümüne yönelik olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......