......
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .......Mahkemesi'nden verilen 19.07.2010 gün ve 302/204 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu, ancak, davalıların taşınmazla bir ilgilerinin bulunmadığını, taşınmazın davacıların müşterek murisi ........ait iken onun 1978 yılında ölümüyle davacılara miras kaldığını, davacıların eklemeli zilyeliklerinin 40 yıldan fazla olduğunu açıklayarak davalılar adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, 07.07.2010 tarihinde yapılan keşifteki beyanında ise; taşınmazın 1/2 sinin davacıların murisi .......... 1/2'sinin ise davalıların müşterek murisi ...'tan miras kaldığını açıklayarak taşınmazın 1/2'sinin vekil edenleri adına tescilini istemiştir.
Davalılardan ... ve ..., vekilleri aracılığıyla dava konusu taşınmazın 60 yılı aşkın bir süreyle babaları ... ve kardeşi ....... tarafından kullanıldığını, davacıların murisi ......taşınmazı hiç kullanmadığını açıklayarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; 07.07.2010 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık ......... dava konusu yerin ... tarafından kullanıldığını, kardeşi ........tarafından kullanılmadığını beyan etmişlerdir. Diğer tanık.... ise taşınmazı kullanan ...'un babası ... ile davacıların murisi ......kardeş olduklarını ve taşınmazları taksim ettiklerini duymadığını söylemiştir. Taraf vekillerinin beyanları ile dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre; uyuşmazlık konusu taşınmazın kimden kaldığı ve intikal şekli (taksim, satış, bağış v.s.) üzerinde durulması dava şartı bakımından önemlidir. Dava koşulu, kamu düzeniyle ilgili olduğundan
.......
taraflarca ileri sürülmese dahi taşınmazın davalılara geçiş şekli mahkemece kendiliğinden araştırılıp belirlenmelidir. Bu durumda nizalı taşınmazın ........miras bırakanları olan anne ve babasından kalıp kalmadığı, bu kişilerden kalmış ise anne ve babasının sağlığında İsmail ya da .......satış ya da bağış yapıp yapmadığı açıklığa kavuşturulması gerekirken bu hususlar hiç araştırılmamıştır. Dip muristen kalmış ise mirasçılar arasında zilyetlik neye ulaşırsa ulaşsın mülkiyet bahşetmeyeceğinden noksan soruşturmayla yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......