MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... velayeten ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında Mahkeme'nin görevsizliğine dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.02.2011 gün ve 253/85 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ...’a velayeten ... vekili, vekil eden ...’in davalılardan ... ile ... . Aile Mahkemesi'ne ait 2007/69 Esas ve 2007/64 Karar sayılı kesinleşen hükümle boşandıklarını, taraflar arasında imzalanan ve boşanma hükmünde de onaylanmış bulunan protokole göre davalı ...’in ½ hissesine sahip olduğu 2959 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 5 nolu bağımsız bölümün müşterek çocukları ...’nın oturması ve payın ... tarafından devredilmesi durumunda ise çocuğa 200.000 TL bedelli bir konut alınacağının kararlaştırıldığını, ne var ki anılan taşınmazdaki davalı ...’e ait payın müşterek çocuğun menfaatlerini bertaraf etmek ve protokolün gereklerinden kaçınmak amacıyla muvazaalı bir biçimde diğer davalı kardeşi olan ...’a devredildiğini açıklayarak muvazaalı satışın iptali ile tapuda ½ oranındaki payın eski hali gibi ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, harç bedelinin düşük yatırıldığını, taşınmazın tamamının değerinin 200.000 TL olarak belirlendiğini, bu bedel üzerinden harcın tamamlanması gerektiğini, boşanma sözleşmesinin Mahkeme tarafından onaylanmış olmasının sözleşmenin içeriğinin değiştirilmesine, gücünün artmasına sözleşmenin tarafı olan kişilerin dışındakileri bağlamayacağını, sözleşmede kademeli anlaşma yapıldığını, satılması halinde müşterek çocuğa babası tarafından değeri 200.000 TL olan bir ev alınacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın, boşanma ilamına göre onaylanan protokole uyulmaması sonucu oluşan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup ihtilafın çözümünde Aile Mahkemesi'nin görevli bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2959 ada 5 parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm, dosya arasında yer alan tapu kaydına göre, satış suretiyle tam paylı olarak 19.2.2010 tarihinde ... adına tescil edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından özellikle iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava, taraf muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kısa tanımla muvazaa; irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılıktır. Böyle bir iddia karsısında, aslolan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Davacı, boşanma ilamında onaylanmış bulunan protokole dayanarak kararlaştırılan hakkı elde etmek amacıyla eldeki davayı açmış, tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan temyize konu davanın kanuni dayanağı BK'nun 18. maddesi olduğuna, gerçekleştirildiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde bulunduğuna göre, uyuşmazlığın çözüm yeri dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 1 ve devamı maddeleri ile 818 sayılı BK'nun 18. (TBK.m.19) maddesi gereğince genel mahkemelerdir. Aile mahkemelerinin bu tür davalara bakma görev ve yetkileri bulunmamaktadır. Görev kamu düzeni ile ilgili olduğundan çekişme konusu taşınmazın dosya kapsamıyla belirlenen değeri itibariyle temyize konu tapu iptali ve tescile ilişkin davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olması nedeniyle taraf delillerinin toplanarak davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirmeyle aile mahkemesi'nin görevli bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş bulunması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy