......
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair....... verilen 11.01.2011 gün ve 30/2 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, kadastro sırasında davalılar adına tespit edilen 245 ada 18 parsel kapsamındaki 1500 m2 yerin müvekkiline ait olduğunu, vekil edenine ait taşınmazla birlikte kullanıldığını ve doğal uzantısı bulunduğunu açıklayarak tapu kaydının iptaliyle 245 ada 30 parsele ilave edilmek suretiyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın yersiz açıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 14.457 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 245 ada 18 parselin, koşullarına uygun olarak 20 yıldan fazla tasarruf edildiği açıklanarak, 03.06.2007 tarihinde, belgesizden 1/2 paylı mülkiyet şeklinde davalılar ... ve ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının 27.10.2007 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Dava; TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanun'un 14.maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Mahkemece deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığına, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından dava konusu yerin uzun yıllar davalılar tarafından kullanıldığı, davacının bu bölüm üzerinde zilyetliği olmadığı bildirildiğine, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin men kararı ile dayanak ..... 1289 tarih 19 (62) sayılı tapu kaydının dava dışı 20 parselin doğusunda yol kenarındaki bir bölüme uyduğu, yine davacının müdahil olarak katıldığı, davalıların kardeşi olan dava dışı .... tarafından kadastro çalışmalarından önce açılan ......Mahkemesi'nin 23.03.2005 tarih, 2002/47 Esas ve 2005/64 Karar sayılı tescil dosyasında, eldeki davaya konu A ve B ile gösterilen
........ -2-
yerlerin mera niteliğinde olduğu, meraların zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı belirlenerek müdahil davacı ...’ün davasının nitelik yönünden reddine karar verildiğine ve hüküm müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmediğine, her ne kadar tarafları farklı olduğundan davacı yönünden 6100 sayılı HMK'nun 303 maddesi (HUMK. m. 237.) uyarınca kesin hüküm oluşturmaz ise de A ve B ile gösterilen bölümlerin mera niteliğinde olduğu ve davacı ...’ün bu yer üzerinde kazanma koşullarının oluşmadığı kesinleşmiş Mahkeme hükmüyle belirlendiğine, bu hüküm, davacı bakımından güçlü delil niteliğinde olduğuna göre, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....