MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:K A R A R
Alacaklı banka tarafından asıl borçlu ile ipotek limiti kadar borca müşterek müteselsil kefil olan ipotek veren aleyhinde, 100.000,00 TL limitli üst sınır ipoteğine dayalı olarak takip başlatıldığı, gayrimenkulün 17.09.2010 tarihinde kesinleşen ihalede 66.900,00 TL'ye satıldığı, talep üzerine asıl borçlu yönünde kesin rehin açığı belgesi düzenlendiği ancak müşterek borçlu da olan ipotek veren yönündeki istemin reddedildiği, şikayet üzerine mahkemece işlemde bir usulsüzlük bulunmadığından talebin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TMK hükümlerine göre gayrimenkul ipoteği veren malik üçüncü kişinin alacaklıya karşı sorumluluğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla gayrimenkulün satılması ile sona erer ise de, borçtan müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak da sorumlu olan ipotek veren aleyhinde de asıl borçlu gibi İİK'nun 150/f ve 152. maddelerinde yer verilen rehin açığı belgesi düzenlenebilir. Bu belge ile ipotek veren aleyhinde de takip yapılabilir.
Yine MK'nun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde ise borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar alacak için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. TMK'nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir (HGK. 24.05.1989 tarih 1989/11-294 E, 1989/378 K).
Bu durumda Mahkemece ipotek veren ...'nın takip konusu ipotekle teminat altına alınan alacağın limit miktarı kadarı için ipotek sözleşmesi 2. maddesine göre müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olduğu nazara alınarak ihale bedeli ile limit miktarı arasında ki kısım için alacaklıya rehin açığı belgesi verilmesi gerektiği gözetilerek, alacaklı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine dair icra dairesi kararının iptali yerine, yazılı gerekçelerle şikayetin reddi yönünde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 25.02.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.