.......
..........ile ... aralarındaki tapuda cins tashihi davasının reddine dair.......... verilen 08.05.2012 gün ve 387/293 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı .............vekili, 227 sayılı parselin, 1958 yılında yapılan kadastro sırasında mezarlık vasfı ile tespit edilmiş ise de, taşınmazın hiçbir zaman mezarlık olarak kullanılmadığını, 1985 yılında üzerine köy okulu ve eklentileri yapıldığını, 1992 yılında yapılan Belediye imar planında da okul yeri olarak gösterildiğini, taşınmazın gerek kadastro sırasında gerekse imar uygulaması sırasında tapuya tescil edilmediğini açıklayarak, mezarlık niteliğinin düzeltilerek arsa niteliğinde vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, mezarlıkların korunması hakkındaki düzenlemeler ile mezarlık yerlerinin inşası hakkındaki yönetmelik hükümleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı Köy vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 74 ve 76. maddeleri (6100 sayılı HMK.nun 26, 33 m.) uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Somut olayda; iddianın ileri sürülüş biçimi davalının savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar dava dilekçesinde tapuda cins tashihi olarak yazılı ise de davanın, TMK'nun 713/1,3402 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak; mezarlıklar kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla mülk edinilemez. Ancak, aktif olmayan eski mezarlıkların koşullar oluştuğunda zilyetlikle kazanılması mümkündür. 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 24. maddesinde de; köylerde bulunan metruk ve kimsesiz mezarlıkların Köy Tüzel Kişiliği adına tescil olunacağı belirtilmiştir. Anılan hüküm karşısında metruk bir mezarlığın koşulları mevcut olduğu takdirde, eski eser niteliğinde değilse kamu malı olmaktan çıktığından zilyetlikle kazanılabilir. Yargıtay’ın ve Dairenin yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir.
Davacı vekili, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, kadastro öncesinde ve sonrasında hiçbir zaman mezarlık olarak kullanılmadığını,1985 yılında üzerine köy okulu ve eklentileri yapıldığını bildirmiştir. Bu açıklamalara göre, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bir yerin niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları uygulamasıdır. Bu
.........
hava fotoğraflarının dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait iki ayrı döneme ait olması gerekmektedir. O halde; dava tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü’nden, çevresinde bulunan 224 parsel (ifrazen 1246,1247), 226 parsel (ifrazen 1132,1133, 1162,1163,1166) ve 228 parselin tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile varsa dayanak belgelerinin eksiksiz olarak bulundukları yerlerden getirtilmesi, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise, düzenlendikleri (1980-1990 yılları arasında düzenlenen paftalar olacak) tarihlere göre, dava konusu taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişilerden taraflar ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, komşu parsellere revizyon gören kayıtların taşınmaz yönlerini ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılması, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, taşınmazın öncesi, mezarlık niteliğindeki yerlerden olup olmadığı ya da terk edilen mezarlıklardan olup olmadığı, davacı ......zilyetliğinin süreci ve sürdürülüş biçiminin yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorularak belirlenmesi, dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi gerekir. Mahkemece yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler yapılmadan yetersiz araştırmayla yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1.maddesinin 2 ve 3.bentleri uyarınca ............. sınırı olarak belirlenmiş, bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. TMK’nun 713/3.maddesi uyarınca; tescil davasının, Hazine'ye ve ilgili Kamu Tüzel Kişilerine yöneltilmesi zorunludur. Anılan kanun hükümleri uyarınca davanın ....... Başkanlığı’na yöneltilmek suretiyle taraf teşkilinin yapılması gerekmektedir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
..........
Full & Egal Universal Law Academy