.....
Selahattin Kara ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair........ verilen 06.09.2012 gün ve 95/199 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesi ve harcını yatırmak suretiyle verdiği 19.10.2010 tarihli ıslah dilekçesinde, kadastro sırasında adına tespit edilen 101 ada 94 parselle birlikte kullanılan ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zilyetliği altında bulunan taşınmaz bölümlerinin aynı ada 96, 97 ve 98 parsellerin sınırları içerisinde tespit edildiğini açıklayarak, bu bölümlerin tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, aşamalardaki dilekçelerinde farklı birçok taleplerde bulunmuştur.
Davalı, davanın yersiz açıldığını, dava konusu taşınmazın vergi kaydına dayalı olarak adına tespit edildiğini, davacının taşınmaz üzerinde hakkı bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki,10.488 m2 yüzölçüme sahip dava konusu 101 ada 97 parsel,20 yıldan fazla süre zilyetliğinde bulunduğu,.....tarafından boru hattının geçirilmesi nedeniyle ifraz edildiği,........Mahkemesi'nin 2002/261 Esas 2003/238 Karar sayılı ilamı ile işlem gördüğü açıklanarak 97 ve 98 parselin ... tarafından kullanıldığı, 96 parselin ise 27 sıra numaralı tapu kaydı ile ...... adına tescil edildiği, açıklanarak 20.11.2004 tarihinde davalı ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının 29.11.2005 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuş,29.11.2005 tarihinde ifraz görerek 159 ve 162 parseller davalı ..., 160 ve 161 parseller ise dava dışı ......dına tescil edilmiştir. Dava konusu parsellerden 101 ada 96 parsel de 29.11.2005 tarihinde kadastro yoluyla dava dışı ....... adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır.
Dava; TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda,davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekir. Dava konusu 101 ada 96 .......
parsel ile 101 ada 97 parselden ifraz yoluyla oluşan 101 ada 160 ve 161 parseller ...... adına tapuda kayıtlı olmasına karşın dava, kayıt maliki ......’a yöneltilmediği gibi,aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan kadastro tutanağındaki açıklamalar esas alınarak yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı,dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ile daha sonraki dilekçelerinde farklı birçok taleplerde bulunmuş, Mahkemece davacıdan dava ve talebini somutlaştırması istenilmemiş, hangi taşınmazlar hakkında ne tür taleplerde bulunduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Ayrıca; 18.08.2011 tarihinde taşınmaz başında keşif yapılması kararlaştırılmasına rağmen 20.05.2011 tarihinde keşif icra edilmiş,keşif günü farklılığının nereden kaynaklandığı tutanakla tespit edilmemiştir.
Davada, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılmıştır.Bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin davalı tarafa karşı kanıtlanması gerekmektedir. Maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır. (3402 sayılı KK. m. 14/1) İncelenmekte olan olayda, zilyetlik tanığı dinlenilmeden yerel (mülk) bilirkişilerin sözlerine dayanılarak hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 266.maddesinde (HUMK'nun m.275) hangi amaçla bilirkişiye başvurulacağı açıklanmıştır. Yerel bilirkişinin sözleri kazanmayı sağlayan zilyetliğin başlangıcı,süresi ve niteliği hakkında hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dilekçesinde tanık deliline dayandığına göre, kendisine tanıklarını liste halinde vermek üzere süre ve imkân tanınması, ondan sonra yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 sayılı HMK'nun 243 ve 244. maddeleri (HUMK'nun 258 ve 259. m.) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenilmeleri, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlangıcı, süresi ve niteliğinin kendilerinden ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesi, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde usulüne uygun olarak çelişkinin giderilmesine çalışılması, tescil konusu yerin sınırında bulunan taşınmazlara ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile 96 parselin dayanağı tarihi açıklanmayan 27 sayılı tapu kaydı ve komşu 93 parselin dayanağı olan 38 ve 81 sayılı tapu kayıtlarının ilk tesis tarihinde itibaren tüm tedavüllerinin getirtilmesi, 101 ada 94 ve 97 parsel hakkındaki .........Hukuk Mahkemesi'nin 2002/261 Esas ve 2003/238 Karar ve 2002/249 Esas ve 2003/226 Karar sayılı dava dosyaları istenilerek uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy