........
..., dahili davacılar.............ve müşterekleri ile...........aralarındaki tescil davasının kabulüne dair........verilen 15.06.2012 gün ve 258/164 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde özetle; 157 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında miras bırakanı adına tespit ve tescil edildiğini, ne var ki, bu taşınmaza ait tahmini 200 m2’lik kısmının kadastral yolda bırakıldığını, aslında kadastral yolun olduğu yerde önceden beri kadim yolun bulunduğunu, bu yolun kadastroda kendi parseli aleyhine genişletilerek belirlendiğini açıklayarak paftasında yol olarak gösterilen yerden tahmini 200 m2’lik kısmın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı...............temsilen köy muhtarı, açılan davaya bir diyeceği olmadığını açıklamış, beyanını imzasıyla onaylamıştır.
Yargılama aşamasında davacı vekili, dava konusu yerde muris ........tüm mirasçılarının hakkı bulunduğundan bu yerin .... mirasçıları adına tapuya tescilini talep etmiş, bu isteğini imzasıyla onaylamıştır. Yerel Mahkeme 05.05.2011 günlü oturumda, .........tüm mirasçılarının davaya muvafakatının alınmasını ve vekaletname ibraz etmesi için davacı vekiline ertelendiği oturuma kadar süre verilmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, teknik bilirkişinin 06.12.2011 günlü raporunda A harfiyle gösterilen yerin............ mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde Hazine temsilcisi tarafından dilekçede yazılı olan nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; nizasız 157 ada 3 nolu parsele ilişkin kadastro tutanağı ve çap kaydı getirilmiştir. Bu yerin arsa niteliğiyle, 364.53 m2 olarak, senetsizden, 18.06.2001 tarihinde ..... adına tam
..........
mülkiyet üzere tespitinin yapıldığı ve itirazsız olarak 30.11.2001 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Beyanlar hanesinde.......ölü olduğu yazılıdır. Dosyada mevcut tapu kaydına göre taşınmaz halen tespit maliki üzerine tapuda kayıtlıdır. Veraset belgesi dosya içerisindedir. ........20.08.1997 tarihinde öldüğü mirasçısı olarak veraset belgesinde isimleri yazılı olan kişilerin kaldıkları anlaşılmıştır. Komşu parsellere ilişkin kadastro tutanakları ve çap kayıtları dosya içerisindedir. Mahallinde keşif yapılmış, yerel bilirkişi ve davacı tanıkları dinlenmiştir. Fen bilirkişileri ile ziraatçi bilirkişi ve inşaat bilirkişilerinin rapor ve krokileri dosya içerisindedir. Açıklanan olgular tarafların bilgisi ve kabulündedir.
Uyuşmazlık, paftasında yol olarak bırakılan ve önceden de aynı yerde kadim bir yol olduğu açıklanan böyle bir yerin TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, zilyetlik yoluyla kazanılıp kazanılamayacağında ve Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre, tespit öncesi sebepler için makul sürenin geçip geçmediği, tespit sonrası nedenler için ise, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolup dolmadığında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacının murisi adına kayıtlı nizasız 157 ada 3 nolu parsel 18.06.2001 tarihinde tespit görmüştür. Dava konusu yerin aynı tarihte paftasında yol olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre makul süre geçirildikten sonra 12.08.2010 tarihinde açılmıştır. Tespit sonrası sebepler için ise, paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık süre dolmamıştır.
Hal böyle olunca, nizalı yerin kadim yol olup olmadığı ve zilyetlikle iktisaba uygun yerlerden bulunup bulunmadığı, bu aşamada tartışılmaksızın davanın tespit öncesi nedenler bakımından makul süre geçirildiği için, tespit sonrası sebepler için 20 yıllık süre dolmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmeyecek gerekçelerle yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...........
Full & Egal Universal Law Academy