MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 28.12.2011 tarih ve 497/852 sayılı hükmün Daire'nin 08.10.2012 gün ve 1880/8788 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekilleri dava dilekçelerinde, tarafların 25.08.2002 tarihinde evlendiklerini, ... 1. Aile Mahkemesi'nin 02.06.2009 tarihinde kesinleşen 2008/355 Esas ve 2009/202 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, evlilik birliğinin devamı sırasında 2004 yılında 1901 ada 1 sayılı parselde 140/43224 arsa paylı 15 nolu bağımsız bölümün alındığını davalı ... ... adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, vekiledeni ... (...’ün) ... Elektronik eşya fabrikasında düzenli çalıştığını aylık ücreti ile birlikte, fazla mesai, bayram tatili ve hafta tatili ücretleri aldığını, dilekçesinde açıkladığı altın ve dolar miktarları ile bağımsız bölümün alınmasına katkı sağladığını, taraflarca alınan aracın satılması sonucu elde edilen paranın da evin değerine katıldığını 2004 yılında kaba inşaat halinde meskenin 24.000,00 TL’ye alındığını, 8.000,00 TL alındıktan sonra masraf edildiğini toplam 32.000,00 TL'ye mal olduğunu, vekil edeni ile babası tarafından çekilen tüketici kredilerinin de alınan ev için harcandığını ve taraflarca sonradan kredinin ödenmek suretiyle kapatıldığını açıklayarak vekiledeni tarafından meskene yapılan katkı ve katılım alacağından doğan haklarına karşılık olarak tasfiye tarihindeki değerinin yarısı hakları olduğundan şimdilik bundan 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın evlilik öncesinde vekiledeni tarafından oluşturulan gelir ve değerlerin birleştirilmesi sonucu elde edilen para ile satın alındığını; davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, vekil edeninin de ...’de çalıştığını, taşınmaz vekil edeninin kişisel malı ile alındığından kişisel mal yerine geçen değerlerinin de kişisel mal olduğunu, vekil edeninin evlenmeden önce ... Bankası nezdinde borsa hissesi aldığını, parasını ve menkul mallarını değerlendirdiğini, buradan gelen para ile evin alındığını, aracın da vekil edeni bekar iken satın aldığı arabanın satılması ile elde edilen para harcanmak suretiyle yeni araba alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı kadının katılım pay alacağı olarak hesaplanan 31.178,00 TL’nin tasfiye (karar) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi; hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire'nin 08.10.2012 tarih ve 2012/1880 Esas – 2012/8788 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, 23.11.2012 tarihli karar düzeltme dilekçesi ile davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, somut olayda TMK'nun 178. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığını belirterek karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar 25.08.2002 tarihinde evlenmiş, 27.06.2008 tarihinde açılan ve kabul ile sonuçlanıp 27.05.2009 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile boşanmışlardır.
Taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Davacı dava dilekçesinde, bağımsız bölümün ½ değeri üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak koşuluyla 10.000,00 TL isteğinde bulunmuş, daha sonra harcını yatırmak suretiyle 08.12.2011 tarihli yargılama oturumuna geçen davacı vekilinin isteği ile istek miktarını 25.000,00 TL arttırmak suretiyle 35.000,00 TL’ye yükseltildiği anlaşılmış olup davacı vekilinin bu beyanı imzası ile onaylanmıştır. Davalı vekili aynı yargılama oturumunda ıslah ile arttırılan miktarın zamanaşımına uğradığını bu nedenle kabul etmediklerini bildirmiş ve süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğu anlaşılmıştır. Ne var ki, Daire'nin öteden beri uygulaması edinilmiş mallara katılma alacağı bakımından 4721 sayılı TMK'nun 178. maddesinin uygulanması yönünde idi. TMK'nun 178. maddesine göre, evliliğin boşanma sebebi ile sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Daire bu hükme dayanarak yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimine konu alacaklar bakımından bir yıllık zamanaşımı süresini uygulamakta idi. Ne var ki, Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararı ile edinilmiş mallardan kaynaklanan katılma alacağı konusunda 10 yıllık zamanaşımının uygulanacağına karar verildi. Bu durum karşısında TMK'nun 5. maddesi yolu ile 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesin de öngörülen 10 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmektedir. Zamanaşımı başlangıcı konusunda doktrindeki ağırlıklı görüş mal rejiminin sona erdiği ve boşanma davasının açıldığı tarih olarak kabul görmektedir. Ancak, 6098 sayılı Kanunun 153/1-3. bendine göre, “Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zaman aşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur”. Şu halde, mal rejiminin sona erdiği ve boşanma davasının açıldığı tarih doktrine göre zamanaşımı başlangıç tarihi olarak kabul edilse dahi az önce açıklanan TBK'nun 153/1-3. bendi uyarınca alacaklar konusunda eşler arasında zamanaşımının işlemeyeceği, işlemeye başlamış ise duracağı hükmü gereğince boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren zamanaşımının duracağı ve boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam edeceği ve ancak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı hususu gözetildiğinde kural olarak 10 yıllık zamanaşımının boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başladığını kabulü uygun olacaktır. Davacı vekilinin karar düzeltme isteği bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile Dairece de benimsenen Hukuk Genel Kurulu'nun görüşü göz önünde tutularak ıslahla arttırılan miktarında 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı da kabul edilerek Daire'nin 08.10.2012 tarih ve 2012/1880 Esas, 2012/8788 Karar sayılı bozma ilamının TMK'nun 178. maddesi ile ilgili ıslahla arttırılan
25.000,00 TL bakımından bozma ilamının kaldırılmasına karar verildi. İşin esasının incelenmesine geçildi;
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile iddia ve savunma doğrultusunda yapılan araştırma, inceleme, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, katılma alacağı konusunda yapılan hesabın yöntemine uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, davalı vekilinin ise işin esasına yönelik temyiz itirazlarının yerinde bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile belirlendiğine, hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi kuralları da göz önünde tutulması gerektiğine, bu gerekçelerle verilen hükmün Usul ve Kanuna uygun bulunduğuna göre, Yerel Mahkemece hüküm altına alınan toplam 31.178,00 TL’ye ilişkin (faiz hariç) hüküm fıkrasının miktar bakımından ONANMASINA,
Bozma ilamında yer alan faiz, TMK'nun 239. maddesi gereğince erteleme ve araç ile ilgili hususların aynen bırakılmasına, davacı vekilinin bu üç konuya yönelik karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 440. maddesi gereğince yerinde görülmediğinden REDDİNE, anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı HUMK'nun 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 218,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye irad kaydına ve aşağıda dökümü yazılı 43,90 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 6,55 TL’nin karar düzeltme isteyen davacıdan alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy