.......
........aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair..............verilen 21.03.2012 gün ve 70/77 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle: mevkii ve sınırları yazılı tahmini 150 m2 yüz ölçümündeki yeri önceki zilyedinden müvekkilinin haricen satın aldığını, bu yere 1998 yılında ev inşaa ettiğini, eklemeli zilyetliğin 60-70 yıldan beri vekil edeni ve önceki zilyetlerde bulunduğunu, ne var ki kadastro çalışmalarında buranın köy boşluğu olarak tescil harici bırakıldığını açıklayarak bu yerin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin kadastro çalışmalarında paftasında yol olarak bırakıldığını, böyle bir yerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ..........dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen oturumlara katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, zilyetlikle mülk edinme koşulları davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 22.04.2011 tarihli fen bilirkişi kroki ve raporunda belirtilen yerin TMK'nun 713. maddesi uyarınca 2 katlı kargir bina ve arsası niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içeresinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları 1994 yılında yapılmıştır. Bu yere komşu parselin kadastro tutanağına göre nizalı yer 18.07.1994 tarihinde paftasında yol olarak gösterilmiştir. Elde ki dava 15.05.2008 tarihinde harcı ödenmek suretiyle açılmıştır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, paftasında yol olarak bırakılan böyle bir yerin süre ve nitelik olarak kazınılıp kazanılamayacağında toplanmaktadır.
..........
Kural olarak kadim yolların ve paftasında yol olarak gösterilen kadastral ya da imar yollarının paftasında gösterildiği tarihten itibaren yasanın aradığı biçimde koşulları gerçekleşmediği sürece zilyetlik ile edinilmesi mümkün değildir. Dairemizin yerleşmiş ilkesine göre, tapulama ya da kadastro paftalarında yol olarak gösterilen bir yerin tespit öncesi nedenlere dayanılarak tescili için paftasında gösterildiği tarihten dava tarihine kadar makul süre içerisinde TMK'nun 713/1 ve 3420 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca tescil davasının açılması gerekir. Somut olayda, nizalı yer 18.07.1994 tarihinde paftasın yol olarak gösterilmiştir. İş bu dava, tespit öncesi sebepler için makul süre geçirildikten sonra 15.05.2008 tarihinde açılmıştır. Tespit sonrası sebepler için ise, paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar yukarıda değinilen yasa maddeleri uyarınca yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmamıştır. Kaldı ki ev ahır, garaj, ağıl vs gibi bina inşa etmek başlı başına ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılmamaktadır. Yine nizalı yerin kadim yol olup olmadığı hususunda bu aşamada araştırmaya gerek görülmemiştir.
Hal böyle olunca, davacının davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi isabetsizdir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Sair hususlar incelenmeksizin Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy