MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, icra emrinin 15.05.2012 'de tebliğinden sonra, borçlu vekili 19.10.2012 tarihli dilekçeyle icra mahkemesine başvurarak, süresiz ipotek kurulduğundan muacceliyet ihtarı gönderilmeden temerrüdün oluşmayacağı, bu nedenle icra emri gönderilmesi ve takip öncesine ilişkin faiz isteminin ipotek sözleşmesine aykırı olduğundan icra emrinin iptalinin talep edildiği, Mahkemece şikayetin yedi günlük süre içinde yapılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 149/1. maddesi, "icra müdürü ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda takip dayanağı ipotek akit tablosu incelendiğinde ipoteğin, kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olduğu ve HGK'nun 27.03.1971 tarih 1969/İc-if.esas, 542 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere ilam niteliğinde bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle bu takibe ilişkin itiraz ve şikayetler hakkında ilamlı takibe ilişkin hükümler uygulanır. Borçlunun şikayetlerinden biri takipte istenen faiz oranının fahiş olduğuna ilişkin, diğeride ilam hükmündeki ipotek akit tablosu "fekki bildirilinceye kadar müddetle" düzenlendiği halde ilamdaki bu koşulun gerçekleştirilmemesi nedeniyle ilama aykırı davranıldığı hususudur. Bu durumda borçlunun şikayetleri ilama aykırılık nedenine dayalı olduğundan HGK'nun 21.06.2000 tarih ve 2000/12-102 sayılı kararında da belirtildiği üzere süreye tabi değildir.
Mahkemece, takip dayanağı ipotek belgesindeki faize ilişkin düzenlemeler dikkate alınarak borçlunun faize yönelik şikayetinin esasının incelenmesi gerekirken, bu yöne ilişkin şikayetin süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.