MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı vekili tarafından, borçlu aleyhine Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi çerçevesinde düzenlenmiş 14.12.2006 tarihli uzlaşma protokolüne dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin, bu belgeye dayanılarak talepte bulunulamayacağı nedeniyle takibin iptalini talep ettiği, Mahkemece istemin reddedilmesi üzerine, karar borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesinde; Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanakların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38'inci maddesi anlamında ilam niteliğinde olduğu hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda takip dayanağı yapılan uzlaşma protokolünün yukarıda yazılı yasal düzenleme çerçevesinde taraf vekillerince tanzim edildiği, ancak içeriğinde takipte borçlu gösterilen ... dışında sözleşmenin tarafı olmayan ...Belediyesi'ne de yükümlülük getirdiği, bu hali ile belgenin Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesine uygun bir belge olmadığı ve infaz kabiliyetinin bulunmadığı görülmektedir. Belirtilen nedenlerle ilamlı icra yolu ile takibinin mümkün bulunmadığı nazara alınarak, şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK. nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K. nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy