MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.06.2010 gün ve 297/230 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sırasında, dava dışı 155 ada 2 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları adına, dava konusu aynı ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin de kendi murislerine ait olduğunu açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile veraset belgesine göre kök murisin mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kadastro tespitinin doğru olduğunu, bu yerin devamlı olarak müvekkilinin zilyetliği altında bulunduğunu ve revizyon görmeyen tapu kayıtlarının olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 155 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle 1/8 hissesinin ... kızı 1953 doğumlu Mahbuliye Bozkaya, 1/8 hissesinin ..., 1/8 hissesinin ... 1/8 hissesinin ..., 1/8 hissesinin ...1/8 hissesinin ... 1/8 hissesinin ..., 1/8 hissesinin ..., adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından dilekçesinde açıklanan nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu 155 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı fotokopisi getirtilmiştir. Senetsizden, arsa niteliğiyle, 65.09 m2 olarak, 15.09.2008 tarihinde, davalı adına kayıt görmüş ve itirazsız olarak 04.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu kaydı halen davalı uhdesindedir. Davalının tutunduğu yoklama kaydı suretleri, dosya içerisindedir.
Mahallinde keşif yapılmıştır. Tutanak bilirkişi resen dinlenmiştir. Ayrıca yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları alınmıştır. Mahalli Mahkemece, taraf delilleri tartışılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, noksanın tamamlanması yoluyla
getirtilen veraset belgelerine göre dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen ve vekalet veren ..., ... ve ...'nın 1961, 1974, 1975 doğumlu oldukları anneleri Mahbule'nin ise kök muristen önce 17.02.1994 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Doğru sicil oluşturmak Mahkemenin görevleri arasındadır. Devletin de sorumluluğundadır. Hal böyle olmasına rağmen, ölü Mahbule adına kayıt oluşturulması doğru olmamıştır. Öte yandan, dinlenen tüm yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarından davacıların kök murisi ve ara murisin mallarının taksim edilmediği anlaşıldığına göre terekenin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olmasına karşın paylı mülkiyet biçiminde hüküm kurulmasıda isabetsizdir.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak, TMK'nun 640, 644 ve 1007. maddelerine aykırı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy