MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ..., ..., ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.10.2010 gün ve 68/92 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde özetle; mevkii ve sınırlarını belirttiği taşınmazları ... Noterliği'nin 24.12.1976 tarih ve 2361 yevmiye numaralı, Düzenleme Miras Hisseleri Mukavelesi ile satıcılar ... ve ...’dan satın aldığını, satıcılar ... ve ...’a aynı Noterlikte düzenlenen 16.11.1976 tarihli 2079 yevmiye numaralı ve 17 Kasım 1976 tarihli 2088 yevmiye numaralı düzenleme genel vekaletnameler ile kendi eşi ...’nin vekil tayin edildiğini taşınmazların zilyetliğinin kendisine teslim edildiğini, bunlardan birisi üzerine ev inşa ettiğini, esasen eşi ...’nin ölümü ile de 1/4 miras payının bulunduğunu, ne var ki, 2006 yılındaki kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile satış senedi ve veraset belgesi dikkate alınarak adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilen murisin diğer mirasçılarına ve ... ile Belediye Başkanlığına dava dilekçesi yöntemine uygun olarak ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Duruşmalara katılmamışlar ve cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davacının davasının kısmen kabulüne, dava konusu 622 ada 1 ve 3 nolu parseller ile 624 ada 46 nolu parselin tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer taşınmazlarla ilgili taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; ... Noterliği'nde düzenlenen 24.12.1976 tarih ve 2361 yevmiye numaralı “Düzenlenen Miras Hisseleri Hakkında Mukavele” incelenmiştir. Temlik edenlerin; ... ve ... vekili ..., temellük edenin ise ... olduğu, temlik edenlere babaları ... ve anneleri ...’dan intikal etmesi gereken ... İlçesi hudutları içerisindeki tapulu ve tapusuz tüm gayrimenkullerdeki miras hak ve hisselerinin tamamını 50.000 TL bedel ile temellük edene satıldığı, parasının nakten ve tamamen alındığı, belirtilmiştir. Temlik edenlerin Noterlikte düzenledikleri 16.11.1976 tarih ve 2079 yevmiye nolu düzenleme genel vekaletname ile 17.11.1976 tarih ve 2088 yevmiye numaralı düzenleme genel vekaletnameler dosyadadır. Yapılan incelemede, ... ile ...’ın murislerinden intikal eden ... İlçesindeki tüm tapulu tapusuz taşınmazlarını satması için ...’yi vekil tayin ettikleri görülmüştür.
Mahallinde keşif yapılmıştır. Dinlenen yerel bilirkişiler ile tanıklar; Noter senetlerinin dava konusu yerlere uyduğunu açıklamışlardır.
Davacı taraf 26.10.2010 günlü 22 nolu oturumda dava konusu yerlerin 622 ada 1 ve 3 nolu parseller ile 624 ada 46 nolu parsel olduğunu imzalı beyanı ile açıklamıştır.
Eldeki dava, kişiler arasında Noterlikte düzenlenen miras payının devri sözleşmesine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkin olup bu tür davalar TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesine dayalı olarak açılan bir tescil yada tapu iptali tescil davası olmadığından ... ve Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı taraf yukarıda değinilen vekaletnameler gereğince vekilin satmış olduğu miras paylarına dayalı olarak kadastroda vekil eden adına oluşturulan tapuların iptal ve tescili istekli olarak iş bu davayı açmış olduğuna göre; bu kişilerin kök murisleri ... ve ...’dan irs yoluyla gelen miras paylarına hasren iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken davada davacı tarafta yer almayan diğer mirasçıların paylarını ketmedecek biçimde ve infaz kabiliyeti bulunmayacak şekilde, kadastro çalışmalarında kendi miras bırakanı (vekaleten satış yapan) Niyazi adına olan tapu kayıtlarının iptal ve tesciline karar verilmesi davacı ve kayıt maliki Niyazi’nin ortak çocukları davada davacı tarafta yer almayan ..., ... ve ... paylarını kapsar biçimde iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacının bizzat kendisini eldeki davada davalılar arasında göstermesi, bir başka anlatımla, aynı şahsın aynı davada hem davacı hem de davalı olarak yer alması usül hukuku yönünden mümkün olmadığından davalılar arasında kendisini göstermesi yanlış olmuş ise de varılacak sonuca etkili bulunmamıştır.
Bundan ayrı, davacı veraset belgesine göre kendi murisine üst murislerinden (anne ve babasından) miras yoluyla gelecek paylardaki 1/4 miras payı için de talebi olmasına karşın bu taleple ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz ise de; temyiz edenin sıfatı bakımından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyiz eden ...’in temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 164.00 TL peşin harcın istek halinde davalı ...'e iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy