MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 04.10.2012 gün ve 1164/668 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi kapsamında yasal faiziyle birlikte katılma alacağı isteğine ilişkin olarak görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; Mahkemece, 4721 sayılı TMK'nun 178. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün; esası davacı vekili, vekalet ücretine ilişkin bölümü de katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların 01.03.2003 tarihinde evlendikleri, 05.02.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 06.02.2008 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliğinin son bulduğu, TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı, taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacakları, eşler arasındaki mal rejiminin TMK'nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona erdiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu 25272 ada 1 parselde kayıtlı bulunan 54 numaralı bağımsız bölüm meskenin 29.04.2004 tarihinde ve 157 ada 1 parselde kayıtlı bulunan 1 numaralı bağımsız bölüm mesken niteliğindeki taşınmazın da 14.11.2005 tarihinde, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu dönemde satış suretiyle davalı eş adına tescil edildiği, eldeki davanın ise 16.11.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. (Mülga BK. m.125) maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüş ve Dairemiz tarafından da bu görüş benimsenmiştir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK'nun 153/1-2. bentleri (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz geçmediğine göre, işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, esasa ilişkin hususlar ile davalı vekilinin hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacı ve davalıya iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.