MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz taşınmaz tescili
... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.11.2012 gün ve 442/568 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/205 sayılı Değişik İş dosyasında sınırları belirlenen 2 parça taşınmazın tescil harici yerlerden olup 30-35 yıldan beri vekil edeninin zilyetliği altında olduğunu açıklayarak vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... tüzel kişiliği temsilcisi usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap vermemiş ve yargılama oturumlarında da temsil edilmemiştir.
Mahkemece, 22.10.2012 tarihli teknik bilirkişi raporunda A ile gösterilen 20.998,38 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, dava konusu 22.10.2012 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yerin 06.04.1973 yılında yapılan tapulama çalışmalarında ... Nehir yatağı vasfı ile tescil harici bırakıldığı saptanmıştır. Kural olarak, nehir yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif nehir yatakları ile nehrin etki alanında kalan yerlerin kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif nehir yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer, koşulları mevcut olduğu takdirde, niteliğine göre zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, mahallinde 14.10.2012 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanığı Adil Anlayan taşınmazın davacı tarafından 30 yılı aşkın bir süreden beri kullanıldığını bildirdikten sonra '' ..nehrin taştığı dönemlerde uç taraftan taşınmaza yetiştiği oluyordu. Bu dediğim 4 sene önce sel felaketinde olmuştu..'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Olağanüstü yağışlar başka bir değişle doğal felaket halinde taşınmazın geçici olarak su altında kalması kazanılmaya engel değilse de, tanık beyanı ile belirtilen bu husus jeolog bilirkişi raporunda irdelenmediği gibi, keşif yağışın en az olduğu Ekim ayında yapılmış olmasına rağmen jeolog bilirkişi taşınmaz ile ... Nehri arasındaki kot farkını 2-3 metre olarak bildirmiş olup taşınmazın nehrin etkisi altında bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur.
Hal böyle olunca, Mahkemece, bölgedeki yağışlar ve karların erimesi de dikkate alınarak ... Nehrinin yıllık debisine göre taşınmazın yılın belirli dönemlerinde su altında kalıp kalmadığı, su altında kalması halinde bu hususun periyodik olarak tekrar eden bir durum olup olmadığı, başka bir değişle olağanüstü aşırı yağışlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda Yargıtay denetime elverişli gerekçeli rapor temin edilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Öte yandan, taşınmaz ... Nehri kenarında olup sulama imkanına sahiptir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi kullanımı Kanunu'nun 26.maddesi ile değişik 3402 sayılı yasanın 14. maddesi yollaması ile sulu araziyi ''tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler'' olarak tanımlayan 5403 sayılı yasanın 3.maddesi gereğince dava konusu taşınmazın sulu arazi olarak kabulü ile 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesine göre miktar araştırması yapılmamış olması da doğru değildir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy