.......
... ve ... ile..... aralarındaki tescil davasının reddine dair............ verilen 11.10.2012 gün ve 122/303 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, imar-ihya ve 20 yılı aşan kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak, dava dilekçesinde mevki ve sınırları gösterilen 6 parça taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera niteliğindeki yerlerden olduğunu, taşınmaz bölümlerinin nitelik değişikliği yapılarak 02.08.2010 tarihinde..........tahsis edildiğini, davacılar tarafından açılan önceki davaların açılmamış sayılmasına karar verildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye, yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların boş ve mera niteliğindeki yerlerden olduğu, davacıların zilyetliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17.maddeleri uyarınca açılan tapusuz taşınmazların tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri, 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dağ ve bayır niteliğinde tespit dışı bırakılan yerlerdendir. Davacılar tarafından aynı taşınmazlarla ilgili olarak açılan tescil davası sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, eksik araştırma yapıldığı, usulüne uygun olarak mera araştırması yapılması, imar-ihya olgusunun belirlenmesi bakımından hava fotoğraflarının uygulanması gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiş, bozmadan sonra taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenen teknik bilirkişiler taşınmazların bir bölümünün 1984 yılına ait hava fotoğraflarına göre imar ihyası tamamlanmış tarım arazilerinden olduğu, mera özelliği göstermediğini bildirmişler, ancak takipsiz bırakılması nedeniyle HUMK'nun 409.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
......
Dava konusu taşınmaz bölümleri, 1957 yılında yapılan kadastro sırasında tespit dışı bırakılan yerlerden olduğuna göre, bu yerlerin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir.
O halde; dava tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı’ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise......getirtilerek dosya arasına konulması, taşınmazlar başında yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenenler arasında çelişki çıktığı takdirde yüzleştirmek suretiyle HUMK'nun 261. maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, dava konusu yer üzerindeki davacıların zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve sürdürülüş biçimi ile taşınmazlar üzerindeki imar-ihya olgusunun ne zaman tamamlandığı ile niteliğinin yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla paftalarla birlikte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere ve kadastro paftalarının düzenlendiği tarihlere göre, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı ya da hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, daha önceki götürülmeyen üç uzman bilirkişi, üç ziraat mühendisi veya yüksek mühendisi aracılığıyla ya da ziraat fakültesinin toprak bölümünde uzman akademisyenler aracılığıyla taşınmazlar ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle dava konusu yerlerin tarım ve kültür arazisi niteliğinde bulunup-bulunmadığı konusunda gerekçeli ve denetime açık rapor istenilmesi, HMK’nun 290. maddesi uyarınca birlikte götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmazlar ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimleri çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, HUMK'nun 409.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilen dava dosyalarındaki delillerin göz önünde tutulması, dava konusu taşınmaz bölümlerinin........tahsis edilip-edilmediği araştırılarak, tahsis edilmiş olması ve davacılar lehine kazanma süresi ve koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde, kamu emlakine dönüşmüş olduğundan davacıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin tespitine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......