.......
... ile ... aralarındaki hükmen tescil davasının kabulüne dair............verilen 27.12.2007 gün ve 700/431 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, ......... düzenlenen 26.05.1995 tarih ve 29657 yevmiye numaralı "........" sözleşmesine dayanarak 100 ada 61 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile veraset belgesindeki payları oranında vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, söz konusu miras taksim sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğundan kısa karar ve gerekçeli kararda davanın kabulüne biçiminde hüküm kurulmuştur. Söz konusu karar taraflara tebliğ edilmiş, süresinde temyiz edilmemiştir.
Ne var ki, davacılar vekili bu kararın aynı mahkemeden tavzihini talep etmiştir. Mahalli mahkemece 17.03.2011 tarihli tavzih kararı ile miras taksim mukavelesinde yazılı olduğu şekilde davacılara pay verilmiştir. Fakat, iş bu kararın dahi infaz kabiliyeti olmadığından davacılar vekili tarafından ikinci kez tavzih talebinde bulunmuştur. Mahalli mahkemece, 6.7.2012 tarihli kararı ile "davada olmayan talebin tavzih yoluyla karara bağlanamayacağı" gerekçesiyle ikinci tavzih talebi reddedilmiştir. Davacılar vekili iş bu ikinci tavzih talebinin reddine ilişkin kararı süresi içerisinde temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak, mahkeme kararlarının anlaşılır ve infaza elverişli olması ve hüküm bölümünde karara esas olan sözleşmeye atıfta bulunulması gerekir. Ne var ki, somut olayda gerek kısa kararda, gerekse gerekçeli kararda sadece davanın kabulüne biçiminde hüküm kurulmuştur. Bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kesinleşmiş haliyle söz konusu kararın infaz kabiliyeti yoktur. Maddi hata dışındaki işlemlerin tavzih yoluyla düzeltilmesine de yasal olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk tavzih ile kurulan hüküm kesinleşen ilk karara aykırıdır.
.......
Ne var ki, ilk tavzih kararı temyiz edilmemiştir. Yerel mahkeme hakimi kesinleşen karardan sonra bu kararın sonucunu değiştirecek biçimde yeniden hüküm kuramaz. Çünkü, karar vermekle dosyadan elini çekmiştir. Hal böyle olunca, sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkemenin ikinci tavzih talebinin reddine ilişkin hükmün açıklanan gerekçelerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy