MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
... ile ... aralarındaki aralarındaki dava hakkında ... 13. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.12.2010 tarih ve ... sayılı hükmün Daire'nin 18.10.2012 gün ve 15250/5625 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların 1978 yılında evlendiklerini, düğünlerinde takılan ziynetler dışında malvarlıkları bulunmadığını, evlendikten bir yıl sonra bakkal dükkanı kiralamak suretiyle işletmeye başladıklarını, sonrasında dükkanı devraldıklarını, elde edilen gelirler ile 1986 yılında 4133 parsel sayılı taşınmazı satıp bir arsa aldıklarını, üzerine zamanla bir katı dükkan olmak üzere 2 adet daire ile bir adet yarım daireden oluşan bina yapıldığını, yine 2000 yılında ... plakalı araç satın alındığını, vekil edenin bakkal dükkanının başkasına devredilinceye kadar son 11 yıl boyunca dükkanda birlikte çalıştığını, bu çalışmasının karşılığında herhangi bir ücret almadığını, evliliğin devam edeceği düşüncesiyle bu şekilde çalışarak tüm malların edinilmesine katkıda bulunduğunu, ancak araç ve gayrimenkulün davalı adına kayıtlı olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 50.000 TL katkı payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, vekil edeni adına kayıtlı malların edinilmesine davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını, evlilik öncesinde davalının iş kazası geçirmesi sebebiyle malulen emekli olduğunu, evlilik öncesinden beri ve sonrasında emekli maaşı aldığını, bakkal dükkanını evlenmeden önce açıp devam ettirdiğini, babasından miras yoluyla intikal eden evin ¼ oranındaki payının bedelinin binanın yapımında ve bakkal işinde kullanıldığını, 1982 yılında Milli Piyango'dan ikramiye çıktığını, annesinin 1985 yılında kendisine bir arsa verdiğini, bunun satılarak paraya çevrildiğini, 1990 yılında ... dedesinden mirasen kalan mallardan bir miktar para geldiğini, tüm bu paralar ile almış olduğu arsa üzerine 1992 yılına kadar bina inşa ettiğini, bu arada eşi ve çocuklarına baktığını, davacının ev hanımı olup hiç çalışmadığını ve taşınmazın alımında maddi bir katkısının olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2012/15250-2013/5625 Mahkemece, davacının zaman zaman bakkal dükkanında eşine yardım ettiği, bu yardımların düzenli ve süreklilik arz eden bir çalışma ve artı değer üretme biçiminde olmadığı, TKM'nin 151/3, 4721 sayılı TMK'nun 185/3 ve 186/3. maddelerinde yazılı yardım görevleri niteliğinde bulunduğu kabul edilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 18.10.2012 tarih ve... Esas ve 2012/9373 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, 28.11.2012 tarihli karar düzeltme dilekçesi ile vekil edeninin dava konusu taşınmazın edinilmesine katkısının bulunduğunu, bu hususda dava dosyasındaki delillerin yanlış değerlendirildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verildiğini, Dairece de onandığını belirterek, anılan dilekçedeki nedenlerle Dairenin onama kararının kaldırılmasıyla yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar 31.07.1978 tarihinde evlenmişler, 05.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve 14.05.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında; evlilik tarihinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 05.03.2008 tarihine kadar ise, yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TKM.m.202, 4722 s.K.m. 10)
Boşanma davasının açıldığı 05.03.2008 tarihinde eşler arasındaki mal rejimi sona ermiştir. (TMK.m. 225/2)
Dava konusu 4133 parsel sayılı taşınmaz; arsa niteliğiyle, 126 m2 yüzölçümlü olarak, satış suretiyle, 26.5.1986 tarihinde davalı ... adına tescil edilmiştir....plakalı 2001 model binek ... marka araç ise 25.10.2000 tarihinde satın alınarak davalı adına kaydedilmiştir. Dava konusu taşınmaz ile otomobil mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekir. 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Ayrıca, TMK'nun 6. maddesi gereğince herkes iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı, bakkal dükkanında kocası ile birlikte 1990 yılından 2001 yılına kadar 11 yıl çalıştığını, karşılığında ücret almadığını, mal edindiklerini, ayrıca davalıya 1980 yılında çıkan milli piyangodan gelen para ile kendisine üç burgulu 8 adet burma bilezik alınarak hediye edildiğini, bunların da satılarak arsa üzerine yapılan binanın 2 katının tamamlandığını, 3. Katın ise dükkandan kazandıkları paralar ile yapıldığını açıklayarak istekte bulunmuştur. Davalı, dükkanda sadece kendisinin çalıştığını, ihtiyacı olduğunda eleman çalıştırdığını, milli piyangodan çıkan para ile alınan altınların yatırım amaçlı alınarak davacıya teslim edildiğini ve binanın yapımı sırasında bozdurulduğunu, davacının somut katkısının bulunmadığını bildirmiştir. Dosya arasında yer alan belgelere göre anılan dükkan 03.10.1979 tarihinde faaliyete başlamış, 21.03.2003 tarihi itibariyle terk edilmiştir. Dinlenen davacı tanıkları, dükkanda karı kocanın birlikte çalıştıklarını, davacı kadının çocuklarını bu dükkanda büyütmek zorunda kaldığını bildirmişler, davalı tanıklarının bir bölümü ise malların edinilmesine davacının katkısının bulunmadığını, dükkanda davalının çalıştığını, ihtiyaç
2012/15250-2013/5625 -3-
olduğunda akrabalarının yardımcı olduklarını, davalı tanıklarından ... boşanma davası sırasında alınan beyanında kocanın dükkanda olmadığı dönemlerde karısının dükkanı çalıştırdığını açıklamışlardır. Tarafların çocukları da anne ve babalarının dükkanda birlikte 1990 yılından sonra çalıştıklarını ifade etmişlerdir. Bu durumda, tanık beyanlarına, ülkemizdeki geçerli toplumsal alışkanlıklara ve yaşam deneyimlerine göre, davacının dükkanda kocası ile birlikte çalıştığının kabulü gerekir. Davacının aşamalardaki beyanlarında 1990 yılından itibaren çalışmaya başladığını bildirdiğinden ve öncesinde gelir getiren başka bir işte çalışmadığı gibi somut bir katkısını da ispat edemediğinden, 1986 yılında edinilen arsaya katkısı bulunmamaktadır. Ancak, arsanın alımından sonra üzerine yapılan bina yönünden yeterince araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Binanın yapımına ne zaman başlandığı ve ne zaman bitirildiği belirlenmemiş, her katın farklı zamanlarda yapıldığı iddia edildiğinden bu hususlar araştırılıp açıklığa kavuşturulmamıştır. Tüm bunlardan ayrı olarak, davacının 8 adet burma bileziğinin davalı tarafından kendisine hediye edildiği ve bina yapımı sırasında bunların da satılarak harcandığı iddia edilmiştir. Davalı ise 25.11.2010 tarihli dilekçesinde bileziklerin yatırım amaçlı alınıp davacıya emanet edildiğini, binanın yapımı sırasında bozdurularak harcandığını bildirmiş ise de söz konusu altın bileziklerin yatırım amaçlı alındığını kanıtlayamamıştır. Şu halde, davacıya ait altınlar, davalıya 1980 yılında piyangodan çıkan parayla 8 adet burma bilezik alınıp, davacı eşine bağışlandığına göre, davacının kişisel malı sayılır.
Açıklanan somut olgular karşısında mahkemece yapılması gereken iş; davacının 1990 yılı ve sonrasında dükkanda davalı ile birlikte çalıştığı ve bu çalışmasının karşılığı olarak herhangi bir ücret almadığı sabit olduğundan, bu şekilde çalışan bir kişinin günlük, aylık veya yıllık kazancının ne olabileceğinin belirlenmesi, binanın yapımına ne zaman başlandığının, katların hangi yıllarda yapıldığının tereddüte yer verilmeyecek biçimde tespitine çalışılması, bunun için gerekirse dinlenen tanıkların yeniden usule uygun bir biçimde çağırılmak suretiyle dinlenilmesi, konularına göre uzman bilirkişilerin bilgilerine başvurulması, kendilerinden bilimsel içerikli ve karşılaştırmalı rapor alınması, davacıya ait olduğu ve binanın yapımı sırasında harcandığı anlaşılan altınların hangi kat veya bölümün yapımı sırasında satıldıklarının açıklığa kavuşturulması, binanın bağımsız bölümlerinin yapımı sırasındaki toplam kazanç tutarı ile altın bedellerinin belirlenerek, katkı oranının tespit edilmesi, bulunacak oran ile dava tarihinde, binadaki katkının sabit olduğu bölümlerinin tespit edilerek değerinin çarpılması suretiyle katkı payı alacağının hesaplanması, arsa yönünden davacının bir katkısının bulunmadığının gözönünde bulundurulması, belirtilen esaslar çerçevesinde konusunda uzman hukukçu ve mali müşavir (veya muhasebeci) ile inşaatçı bilirkişilerden bilimsel esaslara dayalı, denetime elverişli rapor alınması, bundan ayrı, dinlenen tanık beyanları, evlilik süresi, hayatın olağan akışı, yöresel örf ve adet, fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet ilkeleri ile 818 sayılı BK'nun 42 ve 43. madde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 50 ve 51. madde) kapsamları da gözönünde bulundurularak davacı yararına bir miktar tazminat niteliğinde alacağın taktiri ile hüküm kurulması gerekirken, yerel mahkemenin, davanın taşınmaza ilişkin bölümünün reddine dair hükmünün hatalı nitelendirme sonucu Dairece onandığı, karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan inceleme ile anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteği bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile Dairenin maddi yanılgıya dayalı 18.10.2012
2012/15250-2013/5625
tarih ve ... Esas, 2012/9373 Karar sayılı onama ilamının taşınmaza ilişkin bölümü bakımından ortadan KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 62,30 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy