MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Şikayetçiler vekili; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.02.2010 tarih ve 1997/88 Esas 2010/49 Karar sayılı ilamına dayalı olarak vekil edenleri aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, Mahkeme ilamının hüküm bölümünün D maddesinin "1997/450 Esas 1998/22 Karar sayılı dosyası yönünden; 4.587,90 TL'nin seçimlik hakkın kullanıldığı 25.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" hükmünü içermesi nedeniyle, alacaklıların her ikisi içinde talep edilebilecek toplam asıl alacak tutarı 4.587,90 TL olup, her biri için ayrı ayrı bu tutarın talep edilmesi mümkün olmadığından ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/167 ve 2011/168 Esas sayılı icra takiplerinin iptalini mümkün olmaz ise ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.
İcra takibinin dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.02.2010 tarih ve 1997/88 Esas 2010/49 Karar sayılı ilamınn şikayete konu hükmünde “4.587,90 TL'nin seçimlik hakkının kullanıldığı 25.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur. İlamda davacılar; ... ve ... olarak gösterilmiştir.
HGK'nun 08.10.1977 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra Mahkemesi'nce ilamın infaz edilecek bölümü yorum yolu ile belirlenemez.
Somut olayda davacılar lehine hükmedilen 4.587,90 TL'nin ne şekilde dağıtıldığı yönünde ayrık bir hüküm bulunmadığından ilam başlığında adı geçen iki davacının eşit miktarlarda alacağa hak kazandığının kabulü gerekir. İcra takiblerinde her bir davacı ayrı ayrı aynı miktar üzerinden takip başlatmış olduklarından anılan takiplerde hükmedilen miktarın 1/2'sinin tahsili istenilebilir.
Mahkemece istemin bu yönde kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428 maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy