(2709 S. K. m. 142) (6100 S. K. m. 4)
Dava: A. B. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.10.2011 gün ve 320/1252 Sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, miras, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak 225 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle Mahzemin Köyü 225 ada 17 parselin davalı Hazineye ait tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine: hüküm, davalı Hazine vekili tarafından, kazanma koşullarının gerçekleşmediği ve mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği açıklanarak temyiz edilmiştir.
Hüküm Sulh Hukuk mahkemesince verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin bakacağı dava ve işler H.M.K.nun 4. maddesinde gösterilmiştir. Anılan maddenin 1. bendi hükmüne göre: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına dair davalarla, kişi varlığına dair davalarda görevli mahkeme, aksine bir hüküm bulunmadıkça Asliye hukuk mahkemesidir. Yine 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 8. maddesine göre miktar ve değeri 7.230 TL'yi geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılır. H.U.M.K.nun 1. maddesinde de görev, dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tespitinde, davanın açıldığı gündeki değerin esas olduğu açıklanmıştır. T.C. Anayasası'nın 142. ve dava tarihinde yürürlükte bulunan H.U.M.K.nun 1. maddesi hükmüne göre mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Davacı, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın 4.000 TL değerinde olduğunu belirtmiş, 16.5.2011 tarihinde keşifte dinlenen ziraatçi bilirkişi ise, davaya konu taşınmazın dava tarihi itibariyle 7.323,31 TL değerinde olduğunu bildirmiştir. Bu halde taşınmazın keşifte belirlenen dava tarihi itibariyle gerçek değerine göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken görev hususu gözden kaçırılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün 6100 Sayılı H.M.K.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy