MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA ve 21,15 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 17.05.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili, taşınmazın aynına ilişkin ilamın kesinleşmeden takibe konulduğunu, mülkiyet iddiasında bulunulduğunu, diğer davalılardan vekâlet ücreti istenmediğini, birikmiş faizin başlangıç ve oranlarının belli olmadığını ileri sürerek, takibin iptaline karar verilmesini istemiş; mahkemece duruşmasız yapılan inceleme sonunda, şikâyetin işlemiş faize yönelik kabulü ile takip talebinde ve icra emrinde talep edilen birikmiş faizin 148,16 TL. olarak düzeltilmesine, işlemiş faize yönelik şikâyetin dışındaki diğer şikâyetlerin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe konu Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 29.12.2011 tarih ve 2008/357 E. 2011/664 sayılı ilamında; “…alınan bilirkişi ilk raporu benimsenmek suretiyle davanın aşağıdaki gibi kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuştur…” cümlesinden hemen sonra hüküm açıklanmıştır. Dosyada örneği mevcut hükme esas alınan 06.10.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalı ... yönünden (28.10.2003 – 27.10.2004), (28.10.2004 – 27.10.2005), (28.10.2005 – 27.10.2006), (28.10.2006 – 27.10.2007), (28.10.2007 – 27.10.2008) olmak üzere beş yıllık dönem ve toplam 18.778,01.-TL. ecrimisil bedeli belirlenmiştir. Davalı ... için hükümde zikredilen 27.10.2008 faiz başlangıç tarihinin yukarıda yazılan 5 yıllık ecrimisilin dönem sonu olduğu açıkça görülmektedir.
Yargıtay’ın kararlılık arz eden içtihatlarında; ecrimisil davalarında talep edilen faizin başlangıç tarihi olarak, alacağın ait olduğu dönem sonu esas alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Birkaç yıllık ecrimisil talep edilmesi halinde, birden çok dönem söz konusu olacağından, bu durumda her dönemin son bulduğu tarihten itibaren faiz tahakkuk ettirilecektir.
Öte yandan, ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu bulunduğu, o nedenle sınırlı yetkili İcra Mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleme yetkisini haiz olmadığı gibi yorum, tahmin, takdir yoluyla infaza kabiliyeti olmayan ilam hükmünün infazının sağlanamayacağı da uygulamada benimsenmiştir. İlamda faizin başlangıç tarihi konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faizin hesaplanacağı da izahtan varestedir.
Takibin dayanağını oluşturan ilamda ise mahkeme, hüküm kısmından hemen önceki cümlesinde açıkça bilirkişi ilk raporunu esas aldığını vurgulayarak, ecrimisil tutarlarının "dönem sonlarından yürüyen yasal faizi ile belirtilen davalılardan tahsiline" karar vermiştir. Ecrimisil alacağı dönemleri raporda tablo halinde gösterilmiştir.
Bu itibarla faizin başlangıç tarihinin belirtilmediği, yoruma muhtaç olduğunu söylemenin "ecrimisil alacağına uygulanacak faiz" yönünden uygun düşmeyeceği, mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşlerine katılamıyorum. 17.05.2012