(1136 S. K. m. 27) (6100 S. K. m. 54) (1086 S. K. m. 67) (Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği m. 18) (YHGK. 23.12.2009 T. 2009/19-516 E. 2009/575 K.)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı borçlu vekili, açılan alacak davasının kısmen kabulü sebebiyle vekalet ücreti kazanan davalı alacaklının banka hesabına ücretin ödenmesine rağmen haksız icra takibi başlattığını, alacak kalemlerinden yargılama gideri hakkında da ödeme yapıldığını bildirerek, takibin iptalini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, banka hesabına yatırıldığı belirtilen para ile ilgili kendilerine bildirimde bulunulmadığını, sonradan muttali olduklarını, itirazın haksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece vekaletname pulu ve harcının verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu vekaletnamesi için 20.09.2011 tarihli makbuzla 2,90 TL. tutarında vekalet harcını ödediği, vekalete ekli Av. A. K.'in yetki belgesinde vekalet pulunun da mevcut olduğu, yargılama sırasında 30.12.2011 tarihinde ibraz edilen ikinci yetki belgesi üzerinde ise vekalet pulunun yapıştırılmamış bulunduğu, 30.12.2011 günlü ikinci oturum ara kararında Davacı vekiline yetki belgesindeki vekaletname pulu ve harcının tamamlanması için bir hafta kesin süre verilmesinin kararlaştırıldığı, takip eden 14.02.2011 günlü oturumda ise kesin süre içerisinde söz konusu ara kararı gereğinin yerine getirilmediğine değinilerek davanın reddedildiği görülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 02.05.2001 gün ve 4667 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik Stajyerlere barolarca yapılacak yardım başlıklı 27/3. maddesine göre; avukatlarca vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz.
Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin Vekaletname Örneği ve Yetki Belgesi başlıklı 18/3. maddesi hükmünde ise; vekaletname ve yetki belgesinin asıl ve örnekleri ibraz edilirken, vekaletname pulu yapıştırılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Vekil aracılığı ile takip edilen işlerde, geçerli bir vekaletname bulunması (temsil yetkisi) ve bunun mahkemeye verilmesi dava şartıdır ve yargı mercileri davayı taraflar adına takip eden avukatların vekaletnamelerinin ya da yetki belgelerinin varlığını araştırmak durumundadır. Harçlar Yasasında yetki belgesi ibrazından harç alınacağına dair bir hüküm getirilmediği gibi vekaletname ve yetki belgesinde vekalet pulunun mevcudiyetinin dava şartı olduğuna ilişkin de bir hüküm bulunmamaktadır.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesine ekli vekaletnamesini harçlandırarak, yetki belgesine de vekalet pulunu yapıştırarak ibraz etmiş, yargılama sırasında sunduğu ikinci yetki belgesine vekalet pulunu eklememiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; HMK. 54. maddesi de (HUMK. 67) gözetilerek, davacı vekiline yasal süre içinde yetki belgesi aslının veya onanmış örneğinin puluyla birlikte verilmesinin zorunlu olduğunun ihtar edilmesi, riayetsizlik halinde kesin süre verilmesi, avukat ortaklığı tarafından bu belgenin ibraz edilememesi halinde davacı asıla tebligat yapılarak asılın, yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmesi gereğinin, bildirmezse davanın açılmamış sayılacağının veya yapılan işlemlerin hükümsüz kalacağının ihtar edilmesi ve sonucuna göre işlem yapılmasından ibarettir. (Y. HGK. 23.12.2009/19-516 E. 2009/575 K.)
Eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile hak kaybına yol açacak biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının açıklanan nedenlerle İİK. nun 366 ve 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy